
Trakya Üniversitesinde yapılan Gençsen Geleceksin 2.0 seminerine katıldım.Seminer mobil teknoloji ve yazılım ürünleri üzerine tanıtım yaptı.Tabi mobil teknolojide Turkcell kısmını gördük.Yazılımda ise Microsoft ürünlerini gördük.Seminer biraz uzun olması ve fazla detaya inmesi nedeniyle biraz sıkıcı geçti.Çok akıcı bir seminer olduğunu söyleyemeyeceğim.Turkcell’den konuşmacı olarak gelen Ahmet Erdilek (Expert Engineer) Turkcell’in gerçekletirdiği teknolojilik yeniliklerden bahsetti ve Turkcell’in sadece bir gsm operatörü değil.İletişim teknolojileri geliştiren bir firma olduğunun altını çizdi.Bol bol Turkcell reklamı izleyerekten,Turkcell’in yaptığı ve yapacağı yenilikler hakkında bilgi aldık.Özellikle 3g ile internette Türk Telekomun sağladığı internetten daha hızlı bir internet sağlayabileceklerini ve hatta şuan Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencileri tarafından test edildiğini belirtti.Dünyada 8-9 ülkede faaliyet gösteren Turkcell,mobil teknolojiyi hayatın her alanına sokma çabası içersinde öyle ki kullandığımız arabadan,kapıyı açıp kapatmaya kadar bir çok geniş alanda mobil teknolojinin kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır.
İşbankası,Garanti bankasına rakip olarak teknoloji konusunda bazı projeler yapmaktadır.Bu projelerden bir tanesi de İşte Cep,amacı internet bankacılığını cep telefonundan rahat olarak kullanabilmek…Projeye büyük önem veren banka,hatta üşenmeyip bazı müşterilerini telefonla bilgilendirdiler.Bu bilgilendirilen müşterilerden bir tanesi de benim,hangi müşterilerin bilgilendirileceği ise *100# kullanıma göre tespit edilmiş.*100# ile bir çok bankacılık işlemini;kontür yükleme,havale vb. Avea aracılığıyla ücretsiz olarak gerçekleştirebiliyorsunuz.Bu bilgilere ulaşan banka tek tek müşterilerini arayarak bilgilendirme ve işte cep’i yüklemek için gerekli linki göndermeye çalışıyorlar.Hatta konuştuğum çalışan o kadar ısrarcıydı ki,ben siteye girip kontrol edeceğim diye belirtmeme rağmen ısrarını sürdürdü.Ancak bu mücade sonucunda baskın çıkan ben oldum.Sitede okuduktan sonra site üzerinden direk linki olmadığını fark ettim.Peki neden internetten bu uygulamayı indiremiyorduk ki?Yani bunun mantıklı bir açıklaması olabilir mi?Bu sorulara cevap bulamamışken,link için cep telefonumu yazdım ve bir süre sonra link geldi.Uygulama wap bağlanarak,uygulamayı yükledi. Devamını Oku
Herkeste nasıl bir etki yarattığını bilmiyorum,fakat çoğu insanda olumlu etki bırakan müzikten bahsedeceğim.Daha doğrusu müzik dinlemekten,hani şu bazılarımızın hiç vakit ayıramadığı,bazılarımızın ise vazgeçilmezi olandan…Müzik ritmine göre insanlara moral veya umutsuzluk veren bir melodidir.Bu melodiye bazen söz eşlik eder.Bulunduğunuz zaman içersinde ne tarz bir ruh haline sahipseniz o tarz müzik dinlemeyi tercih ederseniz.Eğer mutluysanız seçtiğiniz şarkılar hareketli,hüzünlüyseniz ağır parçalar olacaktır.Tabi birde “müzikte neymiş?” diyenlerimiz var.Denk geldikçe televizyonda dinlediği müzikle idare eden bu arkadaşlarımız,müziğin onlara sağlayacağı hiç bir faydadan yararlanamazlar.
Müzik dinleyen ile dinlemeyen arasında büyük bir uçurum vardır.Çünkü müzik kişinin algı becerisini,hayal gücünü geliştirir.Özellikle klasik müziğin,kişi üzerinde çok büyük etkileri olduğu bilimsel olarakta ispatlanmıştır.Müziğinin tarzı ne olursa olsun klasik müzik kadar olmasada beynin hayal kurmasını,mutluluk hormunu salgılamasını sağlar.Böylikle rahatlayan kişi daha başarılı olabilir.Örneğin;Müziğin olumlu etkilerini bildiğim için önemli bir sınava girmeden önce sürekli olarak müzik dinlemiştim.Kulaklığı sınava başlamadan hemen önce çıkardım.Ancak müziğin etkisi ile moral bulmuştum ve sınavım o moral sayesinde gayet başarılı geçti.Sizde eğer ders çalışamamaktan şikayetçi iseniz,bunu yenmek adına ders çalışırken müzik dinleyin.Müziğin ritmi ile derse kaptırdığınızı fark edeceksiniz. Devamını Oku
Bugün fark ettiğim yandaki fotoğraf gerçekten üzücüdür.Yani 30 milyonu aşkın üyesi olan bir sitenin Türkiye ve Türkçeye verdiği önem bu kadar mı?Siteye giriyorsunuz ve karşınızda “holgeldiniz”…Bu kadar basit bir hatanın şimdiye kadar fark edilmemesine şaşırıyorum.Bu siteyi Türkçeye çeviren arkadaş siteye hiç mi girmedi?Klavyede yan yana olan “L” ve “Ş” harflerini karıştırmış,olay bu kadar demeyin.Bu bana göre büyük bir ihmalkarlık,siz eğer dev bir siteyseniz.Çeviri yapacak kişiyi de ona göre belirlemelisiniz.
Kelimenin yanlış yazıldığını bildirmedim.Sizde bildirmeyin,bakalım ne zaman birinin aklına gelicek yada netlog bu mantıkla nereye kadar gidecek?Facebook’a rakip olmayı amaçlayan netlog,ilk giriş sayfası ile geri düşmüş gözüküyor.Üye olduğunuzda karşınızda Facebook’un biraz daha kötüsü bir sosyal ağ çıkıyor.Üyelerin çoğu sahte(fake) isimler genel de yanlış verilmiş.Uygulama kısmı şuan yapım aşamasında,kısaca facebook ile şimdiki şartlarda pek rekabet etmesi söz konusu değil.
Uzunca bir süre Facebook>Netlog…
Bugün,Sonbahar filminin fragmanını izlerken,arkaplanda çalan” Kazım Koyuncu-Hey Gidi Karadeniz” şarkısı gerçekten insanı mest ediyor.Öyle ki fragmanı olmasada şarkıyı dinlemek adına aynı videoyu 5-6 kere dinledim.Her dinlediğimde “onun” şarkıları ne kadar içten,ne kadar doğal söylediğini fark ettim.Geçmişte “Gidiyorum” gibi şarkısınıda bir dizide klip arkası verilince fark etmiştim.Gerçekten inanılmaz parçalara imza atmış.Yaptığı işi severek yapan bir sanatçıydı.Bugün hala sevilmesinin,hala dinlenmesinin ve unutmamış olmamasının tek nedeni onun müziğe ve karadenize olan aşkıdır.Bu aşk o kadar büyümüştür ki o bile bu yükü taşıyamamıştır.
Kazım Koyuncu’nun hayatı hakkında biraz bilgi verelim.Karadeniz müziği, Anadolu Rock, nitelikli müziğe inanlar, önemli bir ismi en verimli olabileceği dönemde yitirdi. Otuz üç yaşındaydı Koyuncu; yıllardır müziğin içinde olmasına karşın 2000′li yıllarda Gülbeyaz, Sultan Makamı gibi televizyon dizilerine yazdığı müziklerle ünlenmişti. Karadeniz’in hırçın çocuğu diyorlardı ona; demokrasi adına atılan bir çok adımda müziğiyle, fikirleriyle yer alıyor; Fırtına Deresi’ne yapılacak santrali protestodan, insan hakları ihlallerine karşı çıkmaya kadar bir dolu etkinliğe destek veriyordu.
Müzikte de, birkaç halk müziği sanatçısının tekelinde kalmış Karadeniz bölgesinin müziğini, evrensel normlarda yayımlamayı deneyerek, önemli çıkış yapmıştı. 1972 Artvin/Hopa doğumlu Koyuncu, yirmi yaşında Dinmeyen adlı müzik grubu’na katılmış, 1993′de Mehmedali Barış Beşli ile, Lazca müzik yapmak amacıyla Şuku grubunu kurmuştu. İki arkadaş bir yıl sonra aralarına İlhan Karahan ve Metin Kalaç’ı da alarak grubun adını Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) dönüştürmüş ve 1995 başında Va Mişkunan (Bilmiyoruz) albümüyle Lazca rockın ilk örneğini vermişti. Lazcayı yaşatmak amacıyla Lazca rock yapıyorlardı. Plak şirketleri ise bu soundu ‘Soft Laz Rock’ diye tanımlıyordu.
Devamını Oku
Webmasterların yada blog sahiplerinin emeklerini çalmak isteyen arkadaşlar çıkmıyor değil.Bakınız bu yandaki uyanık arkadaş Google Adwords reklam vermiş ve hemen altına not etmiş “BurayaTıklamayınAltakiAdresiElleYazın”böylece ben hiç para vermeden reklam yapayım.Bu ne kötü bir ticari anlayıştır.Yani bir insan başkasını kullarak,kendi menfaatleri doğrultusunda para kazanmayı düşünebilir mi?Bu kadar bencil mi olduk?Arkadaşı bir çok kişi Google Adwords şikayet etti.Çünkü onun mantık tamamen bedava reklam yayınlamak.Belki bu olay Google Adwords çalışanları arasında konuşulur ve kendi aralarında “yok artık” gibi bir haykırışta bulunmalarına dahi sebeb olabilir.Bizde arkadaşı kınayarak yok artık diyoruz…
Müthiş Avukat Recai, şehrin en gözde semtinde bir büro tutmus,
içini güzelce döşemiş, kapıya da
‘AVUKAT RECAİ ŞAŞMAZ’ yazılı bir tabela asmış.
Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapı çalmış.
Recai sekreterine :
‘Kapıyı aç kızım’ demiş.
Sekreter kapıyı açıp gelen adamı Recai’nin odasina aldığı an,
Recai eline telefonu alıp konuşmaya baslamış:
‘O iş tamam beyim, zaten benim aldığım bir davada
kötü bir netice çikamaz, tabi…tabi hemen kurtarırız.
Şaban’ı da ben kurtarmıştım Mahir’i de.
Siz hiç merak etmeyin Ankara’da çok tanıdık var….’
Konuşma böylece bir kaç dakika daha devam ettikten sonra
Recai sekreterinin odaya getirdiği adama dönüp :
‘Ahh efendim’ demiş.
‘Kusura bakmayın sizi beklettim.
Ama görüyorsunuz ki işler çok yoğun.
Sizin ne davanız vardı ?’
Adam :
‘Hiiç’ demiş.
‘ Benim davam filan yok, ben telefonu bağlamaya gelmiştim ! ‘

Bilgisayar alanı ile ilgilenip,alanında çeviri vb. işlemler yapacakların çok işine yarayacak,excelde hazırlanmış kelime listesi,bu liste sayesinde bilgisayar deyimlerini daha iyi anlayıp sorunlara daha kolay çözümler getirebileceksiniz.
Dosyayı şuradan indirebilirsiniz.
Bugün sınıf arkadaşım Onur Baybek sayesinde,klarnetin güzel sesini yakından dinleme fırsatı buldum.Klarnet kendine has yapısı ve gördüğüm kadarıyla karma karışık tasarımı ile çok farklı tonlarda ses çıkarabiliyor.Böyle olunca da bir şarkı içersinde bazı yerlerde ağır giderken birden sesi çok artırıp insanları şaşırtabiliyorsunuz.Türkiye’de klarnet diyince direk akla gelen isim olan Hüsnü Şenlendirici ise olaya ayrı bir boyut katıyor.Zamanında sarı sıcakta onu dinlerken,mest olmamak mümkün değildi.İstediğiniz her şarkıyı klarnettin o farklı melodisi ile dinlemek gerçekten çok ayrı bir zevk…Özellikle Sezen Aksu parçalarını dinlerken olaya kendimi fazlasıyla kaptırdığımı fark ediyorum.Düşünün Sezen Aksunun o inanılmaz şarkılarını klarnet ustası Hüsnü Şenlendiricinin yorumu ile dinlemek,gerçekten anlatılmaz bir duygudur. Devamını Oku