Öyle bir başlık ekledim ki bir çoğunuz bu albümü indirmek ümidi ile linke tıklayacaktır.Ancak prensibim gereği warez ve telif hakkı olan ürünleri siteme eklemiyorum.Zaten o tarz bir site açarsam,oraya sponsor bulmam bir hayli zor olur.Peki neden böyle bir başlık attım?Başlık atmamın sebebi Deniz Seki’nin albümünü dinlemiş olmam,bu albümde ki en iyi parça Sahici,onunla ilgili bir konu açmak istedim.Hatta açtım bile…
Deniz Seki her zaman olmasa bile zaman zaman iyi parçalar ortaya çıkarabiliyor.Bunlardan bir tanesi de Sahici oldu.Sözleri ve müziği ile iyi bir uyum sağladı.İşin garip tarafı bu şarkının söz ve müziği Deniz Seki’ye ait.İlk dinlediğimde sözleri bir yerden almış üstüne bir de müzik yaptırmış,çıkıp okumuş diye düşündüm.Ama gerçekler beni şaşırttı.
Şarkının sözleri gerçekten hoş,dinleyenin kulağında hoş bir melodi bırakıyor.Geçen gün markette çalmaya başlayınca bir grupız arkadaşımız önce söyleyenin kim olduğunu düşünmeye başladılar.Onlar muhabbetleri öyle devam ediyorken ben farklı bir yönde gidince bir süre kopukluk yaşandı.Daha sonra tekrar karşılaştığıımızda Deniz Seki olduğunu fark etmişler.Gidip indirelim diyorlardı,iyi şarkıya benziyor.Diğeri diyordu daha önce niye fark etmedik ki?Aynı soruyu bende merak ettim.Bu şarkı çıkalı baya uzun zaman oldu.Hatta ben dinlemekten dahi bıktığımı söyleyebilirim.Ancak bu tarz bir dialog’a tabi ki girmedim
Albümde fena sayılmayacak bir şarkı daha var ki oda Aptal.Sanırım hüsnü şenlendiriciye ithaf edilmiş…
Deniz seki’nin resmi sitesi olan denizseki.com‘da gerçekten iyi tasarlanmış,sitedeki flash uzman işi,içerikte fena sayılmaz.Çünkü siteden istediğiniz taktirde online mp3 satın alabiliyorsunuz. Devamını Oku
Nokia’nın kullanıcılarına sunduğu ücretsiz yazılım olan Pc Suite,bilgisayarınız ile nokia marka cep telefonunuz arasında kusursuz bir iletişim sağlar.Nokia Pc suite sayesinde rehberinizi bilgisayarınıza kaydederek silinme,çalınma,kaybolma vb. durumlarda sorun yaşamazsınız.Ayrıca yine pc suite ile sorunsuz şekilde internette girebilirsiniz.Mesajlarınızı,resimlerinizi,videolarınızı kısaca telefonunuzda olan her şeyi rahatlıkla bilgisayarınıza aktarmanızı yarayan ücretsiz program kablo,bluetooth vb. bağlantılar ile cep telefonunuza bağlanabilir.
Gerekli sistem özellikleri;
• En az 300 MB boş disk alanı.
• Aşağıdaki işletim sistemlerinden biri:
• Windows Vista 32 bit and 64 bit sürümleri
• Windows XP Professional x64 sürümü (Service Pack 2)
• Windows XP (Professional veya Home Edition) (Service Pack 2 veya daha yenisi)
• Yazılım yüklemek için PC’de yönetici hakları
Buradan telefonunuzun modelini seçerek pc suite ücretsiz indirebilirsiniz.
Bu yıl en çok izlenen filmler arasında ilk sırayı,Christian Bale, Aaron Eckhart, Morgan Freeman, Michael Caine ve Gary Oldman oynadığı Kara Şövalye(The Dark Knight) alıyor.Film Batman filminin devamı niteliğindeydi.Zaten listeye dikkat ederseniz,devam filmi niteliğindeki filmler istedikleri gişe hasılatına ulaşmışlar.Yapımcılar yeni bir filmi tutturmaktansa iyi oyuncular ile bir film serisi çekmeyi daha mantıklı buluyorlar.Böylece ilk film tutarsa,serinin devamı geliyor.Tutmazsa zaten ikinci bir film çekilmiyor.
Kara Şövalye filmi,Titanic’ten sonra en çok izlenen film olma ünvanına erişti.Filmi izlediğim kadarıyla,titanic kadar etkileyici olmadığını söyleyebilirim.En büyük avantajı çok kaliteli oyuncular ile çalışmasıdır.Filmin baş rol oyuncusu olan Heath Ledger,çekimler sürdüğü sırada hayatını kaybetmişti.
Listede hemen sonra gelen film Indiana Jones serisinin dördüncü filmini Steven Spielberg yönetti, filmde Harrison Ford, Cate Blanchett, Ray Winstone ve Shia LaBeouf rol alıyor.
2008 yılında dünya çapındaki gişe hasılatlarına göre en çok izlenen 20 film şöyle sıralandı:�
1- Kara Şövalye: 997 milyon dolar�
2- Indiana Jones-4: 786 milyon dolar�
3- Kung-Fu Panda: 631 milyon dolar
9 günlük kurban bayramı tatili ne çabuk geçti değil mi?Yada sadece bana mı öyle geldi?Oysa Edirne’den gelirken bu tatilin çok uzun olduğunu ve İstanbul’a doyacağımı düşünüyordum.İstanbul ile daha tam tanışamadan ayrılmak zorunda kaldım.Sağolsun grip,soğuk algınlığı tatil boyu bana eşlik etti.Onlar olmasa ne yapardım bilmiyorum.
Şimdi Edirne’ye gidip tekrar ders ortamına girmek gerçekten çok zor geliyor.Sanırım gittiğim her yere çabuk adapte olduğum için sorun yaşıyorum.İstanbul’a o kadar alıştım ki sanki hiç Edirne’ye gitmemiş gibi hissediyorum.
Neyse gidip oraya tekrar alışmaya başlamalıyım.Aslında Edirne çok kötü bir yer değil.En azından benim orada ki hayatım çok kötü değil.Fakat yine de İstanbul gibi de değil.Hep bir şeyler eksik gibi…Gidip evde temizlik yapmamız gerektiğini zaten hiç söylemiyorum.Alt katta oturan,en ufak gürültüde sizi polise vericem diyerek bizi ziyaret eden ihtiyar amcayı da özledim tabi,biz yokken canı sıkılmıştır.Şikayet edecek kimse yok,uğraşacak kimse yok.Oda haklı bir yerde…
Edirne’de görüşmek üzere…
Elektronik haberleşme mühendisliğinin yaptığı tüm sınavları şuradan indirebilirsiniz.
Şifre:www.ilhanbahar.com
Diferansiyel Denklemler hakkında,Yıldız Teknik Üniversitesinde tutulmuş ders notlarıdır.
İndirmek için buraya tıklayınız.
Şifre:www.ilhanbahar.com
Ümraniye AFM’de izlediğim ıssız adam filminin fragmanını izlediğimde,kötü bir film olmadığını anlamıştım.Tatilde olduğum bu hafta içersinde bir çok Türk filmini izleme fırsatı buldum.Ancak komedi ağırlıklı diğer filmlerin iyi olmadığını blogumda ki diğer yazılarda da belirttim.
Issız adam ise diğer filmlere nispeten daha oturaklı olmuş,en azından bir hikayesi,bir konusu olan bir film.Bazı ikili sahneler de biraz yapmacılık olmuş,özellikle küfür sahneleri çok sırıtmış…Filmin başrollerinin çok güzel ve yakışıklı kişiler olmaması filmin gerçekçiliğini artırmış diyebilirim.Ada çok hoş bir bayan fakat inanılmaz güzel bir kız değil daha çok şirin,sempatik diyelim.Alper ise yakışıklı değil karizmatik diyelim.
Filmde Ada’nın yaptığı benzetmeler çok sık olduğu için biraz sıktı.Onun harici ikisi de normal bir oyunculuk sergilediler.İlk ayrılmalarında ki kahve içme sahnesi çok zorlama,son ayrılık sahnesinin de biraz garip olduğunu söylemeden edemicem.Ayrıca Alper’in annesi kıza üstüne basa basa ondan vazgeçme demesine rağmen neden ilk ayrılalım dediğinde ayrıldığını da hala anlamış değilim.İnsan biraz daha zorlayıp bir konuşmaya çalışırdı.Hatta kızımız öyle abartmış ki ülke değiştirmiş…
Filmde Alper’in annesini canlandıran Müzeyyen Hanım ise ben yılların oyuncusuyum diye bas bas bağırıyordu.Onun olduğu sahnelerde gerçek bir oyunculuk vardı.Çağan Irmağ’ın ona söylediği her şeyi hakkıyla yerine getiren Yıldız Kültür(Müzeyyen Hanım) filmde bulunması gerçekten büyük bir şanstı. Devamını Oku
Bugün bayram çıkışı Ümraniye-Tepeüstü’den otobüse binmek istemiştik.Saat 22:30 gibi vardığımız durakta 23:00 ve 23:30 otobüsleri vardı.Bunun üzerine soğukta beklememek adına caddeye yürüdük.Cadde’de malesef 23:00 kadar hiç araba geçmeyince,durağa geri döndük.Döndüğümüzde 23:00 otobüsü gitmişti.Yada biz orada göremedik.Diğer sefer saatini bekleyemeye başladık,bir grup durağın önünden geçen kişiler,bu saatten sonra daha otobüs olmadığını söylediler.Hatta bir çok taksici hazır da bekleyip,sürekli otobüs olmadığını söylüyorlardı.23:30 sefer saati olduğu için iett’ye telefon edip sormak istedim.Şikayet,istek ve dilek hattı olarak değerlendirdikleri 0 800 211 60 68 telefon numarasını cep telefonumdan aradığımda,böyle bir numaranın bulunmadığını öğrendim.Meğer cep telefonu değil,sadece sabit hatlardan telefon edilebiliyormuş.O zaman ne özelliği kalıyor onuda pek anlamadım ama Türkiye’de olur diyip geçtim.
Tepeüstü durağında ki diğer vahim durumda,korsan minübüslerdi.Neredeyse normal minübüs sıklığında geçen bu arkadaşların bazılarının belediye de görevli olması,hep şaşırtıcı bir durumdu.Yaşadığım bunca problemden sonra Ümraniye’nin hala gelişemediğini,gelişmesi için en az bir 5 yıl daha geçmesi gerektiğini fark ettim.Ümraniye Belediyesinin vurdum duymazlığı ve iett’nin sorumsuzluğu da yanımıza kar kaldı.
Bugün Cevahir Alışveriş Merkezinde,Arog izleme fırsatı buldum.Yaş ve eğitim grubu olarak +A dediğimiz kitleden çok biraz fantastik olduğu için +10 grubu içerde sık sık göze çarpıyordu.Ayrıca hemen belireteyim Cevahir Megaplex sinema koltukları çok rahatsız,koltuğun yan tarafları diğer koltukla bitişik olduğu için, hiç tanımadığınız bir kişiyle sürekli bir dirsek teması içersinde oluyorsunuz.Bu rahatsızlıklar ve Yeni Rakı reklamını da izledikten sonra film başladı…
Dünkü Muro rezaletinden sonra bugün arog’dan büyük beklentim vardı.Ancak film devam ettikçe bu beklentim yerini hayal kırıklığına bırakmaya başladı.Filmde kullanılan efektler olsun,kostümler olsun,ortam olsun idare ederdi.Yani en azından bir Türk filmi adına bu tarz negatif yönleri yoktu.Sorun Cem Yılmaz’a göre iyi bir film olmayışıydı.Çünkü bizim Cem Yılmaz’dan beklentimiz Türk halkının garipliklerini bize tekrar tekrar göstermesi değil,yeni ve farklı espirileri duymaktı.
Konu olarak fragramdan da belli olacağı gibi basit bir konuydu.Film boyu küfür etmicem,küfür etmicem durumu da göze battı.Ne yazık ki yine en komik sahneler küfürün geldiği yerlerde oluyordu.Zaten maymun ile olan ilişkiden hiç bahsetmek bile istemiyorum.Orası olmasaydı da başka türlü düşünülseydi daha seviyeli bir film olabilirdi. Devamını Oku