Dün Edirne Cinemarine‘de izleme şansı bulduğum, Zor Baba 3 biraz beklentiden uzaktı. İlk iki filmi de izleyen bir seyirci olarak, zaman zaman güldürse de, tam olarak beklenini verdiği söylenemezdi. Özellikle beni daima gülme krizine sokan, kedili sahneler çok az ve yavandı.
Seyir açısından ise zevkli sayılabilir. Biraz “izle gitsin” filmlerden diyebiliriz. Filmi izlemeniz için; Ben Stiller, Jessica Alba ve Robert De Niro isimlerinin yeterli olması gerekir. Şahsen bu oyuncu kadrosunun çok kötü bir film ortaya çıkarması düşünülemez. Robert De Niro‘nun ve Ben Stiller‘ın filmde ki mimikleri görülmeye değerdir. Beklentinizi çok büyültmeden, tebessümle ayrılmak istediğiniz bir film arıyorsanız, bu film size göre…
Filmde Focker ailesinin aradan geçen 10 yıldan sonra, karısı Pam’le yaptıkları iki ufaklıktan sonra, Greg nihayet asabi kayınpederi Jack’in güvenini kazanır. Fakat para sıkıntısı çeken Focker‘ın, ek iş olarak girdiği ilaç şirketi iktidarsızlık üzerine satış yapınca, Jack’in en sevdiği erkek hemşireyle ilgili şüpheleri tekrar baş gösterir.
Pam‘in eski sevgilisi olan zengin Kevin ise olaylara tuz biber ekmektedir. Jack kızına rota değiştirerek Kevin‘i seçmesi gerektiğini söylemektektedir. Ancak olaylar açığa çıktıktan sonra, gerçek anlaşılacaktır.
Bugün özellikle sinepil‘de dikkatimi çeken filmlerden bir tanesi olan The Fighter, yönetmen ve oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Kişisel olarak Christian Bale‘in oynadığı hemen hemen tüm filmleri izleyip keyif alan bir seyirci olarak, bu filmden kötü çıkmayacağını düşünüyorum. Ayrıca yine bize bir çok filmden tanıdık gelen Mark Wahlberg‘i de unutmamak gerekir.
Zamanında iyi boksörlerinden biri olan Dicky Eklund, dağılan ailesini üvey kardeşi Mickey Ward‘ın kendisi gibi boksa heves etmesi sayesinde toparlayacak, hayatını ve kardeşiyle olan ilişkisini gerçek bir düzene sokacaktır.
Film bir çok dalda Altın Küre ödülüne aday olmuştur.