Son günlerde mutlaka melodisi kulağınıza gelmiştir,videosu da gözünüzün önüne geldiyse ne olduğuna pek anlam verememişsinizdir.Kolbastı oyunundan bahsediyorum.Trabzon yöresine ait ancak daha sonra diğer yöreler tarafından da benimsenen oyun,hareketli müziği ve farklı dansıyla dikkat çekiyor.
Kendimde karadenizli olduğum için melodisi kulağıma hoş gelsede,dans için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Aslında ortada bir dans var mı ? onuda hala çözmeye çalışıyorum.Kolları geri yapmak bu dansın tek ortak yanı,diğer hareketler tamamen doğaçlama…Dans edenleri izlerken gerçekten çok şaşırıyorum.Çünkü bu dansın tek amacı var gibi,oda kendini parçalamak…Aşağı yukarı,sağa sola anlamsız şekilde elinizi,kolunuzu sallayın alın size kolbastı…
Dans edenler dert etmediğine göre tabi ki söylecek lafımız yok.Ancak o dans edenlere önerim kendilerini videoya çektirsinler ve bu dansın uzaktan nasıl gözüktüğünü mutlaka izlesinler.Büyük konuşmak istemiyorum fakat hayatım boyunca yapmam dediğim danslardan bir tanesidir.Bunu küçümsemek olarak algılamamak lazım sadece bu dans bana biraz komik geliyor.Çünkü dansı gerçekleştiren kişi şekilden şekile giriyor.
Karadeniz‘in o hareketli melodisini bize tattıran kolbastı ben ne kadar beğenmesemde büyük bir kesim tarafından beğeniliyor.Bize de onların oyunlarını izlemek düşüyor.Kolbastı da çalan hareketli melodiyi unutmamak adına,yaşasın kolbastı dansı diyoruz…
Yaşantımızda zaman zaman olayların son bulmasını dileriz.Biz o sonu düşündükte,o bizden uzaklaşır.Gün gelir zaman olarak beklediğiniz bitim gerçekleşmiştir.Ancak bir eksik ile o eksik sizin için o kadar önemlidir ki sonun geldiğini anlamazsınız bile…Bugün kendi hayatımda o tarz bir sondayım,okul dönemi bitiyor ancak beklediğim sonuçlar var.Onlar olmadan biten bir sonun bir yararı olmuyor.
İşin kötüsü bu durumlar da sizin elinizden gelen bir şeyde yoktur.Sadece beklemek ama ya beklemeyle zaman geçtiyse,tam olarak bir sonun yaşanacağı bir bitiş yoksa,siz o tarihi bilmiyorsanız işte bu tam bir karmaşadır.Umarım mutlu bir son için önünüzdeki engeller en hızlı şekilde gerçekleşir.
Dünyanın en masum hayvanlarından biri olan foklara yapılan eziyet,Kanada da devam ediyor.Bu avlanmanın kanada için önemli olduğunu ve büyük ekonomik gelir sağlandığını belirtiyorlar.Bunlada yetinmeyip insanımsı Kanada Genel Valisi bir kişilik,fok kalbini yemek gibi barbarca,yamyamca bir gösteri düzenliyor.Sonra da Türklerin barbar kendilerinin modern olduklarını savunuyorlar.Üstteki video sanırım yayınlanabilecek videolar içersinde en uygun olanı keza diğer videolarda fokların, o insanımsı kişilerin yüzlerine bakarken suratına suratına vurmaları gerçekten yürekleri burkuyor. Devamını Oku
Hayatımızda sık sık iniş çıkışlar yaşarız.Bu iniş çıkışlarda bazen çok mutlu olup,delicesine yaşamak isterken,bazen de hayata küsüp ölmeyi düşünürüz.Hayal kırıklıkları hayatımızın hiç bir evresinde yakamızı bırakmaz.Peki nasıl meydana gelir?Neden bizi bu kadar çok üzer ki?Önceden kestirip hayal kırıklığı yaşamadan hayatımızı sürdürebilir miyiz?Her insan yaşamak zorunda mıdır?
Aslında aklımıza daha bir çok soru gelir.O soruları sorarken bile hepsinin cevabını biliyoruzdur.Biz bir olayı yaşayacaktırız ve malesef kötü olan o olay gerçekleşecektir.Ne yapmaya çalışırsanız çalışın,bunu değiştiremezsiniz.O hayal kırıklığı daima sizi orada bekliyor olacaktır.Bu hayal kırıklığı bazen düşük alınan bir not,bazen karşılık alınmayan bir sevgi,bazen de kaybedilen bir paradır.Nerede olursanız olun,gelir sizi bulur ve gününüzü bazen haftanızı zehreder.Sonra siz kendi içinizde panzehir oluşturursunuz,etkisi yavaş yavaş azalır.Ancak hiç bir zaman yok olmaz.Siz onu akıl defterinize geçersiniz,ne zaman benzeri bir olay ile karşılaşsanız o an aklınıza gelir. Devamını Oku
Bencillik nedir?Bir hastalık mıdır?Yoksa başlı başına bir karakter midir?Bencillik genel anlamı ile “sadece kendini düşünmek,kendi menfaatleri çerçevesinde hareket etmek” olarak tanımlanabilir.Yazımda bencilliğin, sadece insanlar üzerindeki etkisinden bahsedeceğim.Çevresinde bencil bir insan olan bir kişi bu konu hakkında sayfalarca yazı yazabilir.Belki bende onlardan bir tanesiyimdir…
Bencil insanların en büyük özelliği kendisi hariç başka kimseyi düşünmemesidir.Öyle ki size ne olduğu yada ne olacağı onların umrunda olmaz.Tek düşündükleri kendi çıkarlarıdır.Örneğin toplumca “iyi insan” olarak tanımladığımız kişiler “bencil insan” karakterinin tam tersidir,o kişiler kendilerinden çok başkalarını düşünürler.Bu yüzden “bencil” yapıda bir kişinin iyi bir insanla anlaşması söz konusu değildir.
Bencil insanı basit bir örnek üzerinde açıklayalım.Birbirine yakın iki dağ vardır,bu dağın bir ucunda karşıya geçmeyi planlayan iki kişi ve ellerinde bir tane halat vardır.Halatı karşı dağa atıp,bu taraftan gergin şekilde tutarsalar karşı geçebilme şansları olacaktır.İyi karakterdeki kişi yapısı gereği önce “bencil kişinin” karşıya geçmesini önerecektir.Bencil ise hiç tereddüt etmeden gerilmiş ipe tutunarak karşıya geçer.Karşıya geçip kurtuluğunda biranda hafızası resetlenir.Artık o kurtulmuştur,karşıda kalan kişinin onun için yaptığı ise basit bir salaklıktan ibarettir.Bencil kişi ipi germek yerine yoluna devam etmeyi seçecektir.Örnek olarak verdiğimiz bu hikayedeki kişinin adının ne olduğunun hiç önemi yoktur.Biz ali dediysek,siz çevrenizdeki farklı bir x kişiyi koyun,sonuç değişmeyecektir. Devamını Oku