Hotel California’nın Hikayesi

ilhan bahar tarafından 4 Ekim 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok


Bu ÅŸarkının bir hikayenin ardından yazıldığı söylenir.Bir çok farklı hikaye olsa da benim duyduÄŸum en mantıklı hikaye ÅŸu ÅŸekildedir;1969 yılında hikayenin kahramanı olan adam yaz tatili yapmak üzere yola çıkar.GideceÄŸi yere varmadan önce yol üstünde sevimli,sıcak bir otel görür ve bir süre dinlenmek adına bu otele yerleÅŸir.Bu otelin adı “Hotel California”dır.Otelde geçirdiÄŸi ikinci günüde yan odada kalan,hoÅŸ bir bayanla tanışır.Kısa sürede arkadaÅŸlıkları,hemen ardından aÅŸkları baÅŸlar.Bu aÅŸk öylesine büyük olur ki ikiside tüm yazını orada geçirmeye karar verir.Bir rüya gibi geçen yazın ardından artık gitme vakti gelmiÅŸtir.Gitmek ile kalmak arasında büyük bir tereddüt yaÅŸarlar.İkisi de cevabın birlikte olmak olduÄŸunun farkındadırlar ama yine de aÅŸklarını test etmek isterler.

Birlikte bir karar alırlar;diÄŸer yaz,tanışdıkları güne kadar birbirleri ile hiç görüşmeyeceklerdir.EÄŸer bu süre zarfında birbirlerini unutmaz ve içlerinde yanan aÅŸkın ateÅŸi sönmezse,ömür boyu birlikte olacaklardır.Ayrılırlar,bir yıl geçer…

Adam çok büyük heyecan içersinde otelin yolunu tutar.Otele ulaştığında ise beklemedik bir şok ile karşı karşıya kalır.O sımsıcak insanların yer aldığı,hayatının aşkını tanıdığı otel şimdi yerle bir olmuştur.Dün çıkan yangında otel tamamen yanmış,içersindeki onlarca kişi yanarak ölmüştü.Ölenlerin arasında,heyecandan bekleyemerek buluşacakları günden bir gün önce gelen hayatının aşkı da vardı.Bu acıya dayanamayan adam intihar eder.Mutlu bir aşk hikayesi kötü bir sonla biter.

Bu hüzünlü hikayeden esinlenerek Eagles grubu “Hotel California” parçasını yazarlar.Parçada hikayenin başı ve sonu bilerek kullanılmaz.Genel olarak otelin sıcaklığından bahsederler.

Devamını Oku

Güzellik kalıcı mıdır?

ilhan bahar tarafından 15 Temmuz 2009 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Bugün,bir arkadaşımla sohbet esnasında geçmiÅŸti bu konu ve biraz irdelemeye karar verdim.Konu baÅŸlıktan tam olarak anlaşılabileceÄŸi gibi, güzellik ve onun hayatımızda ne kadar yer aldığı olacaktır.Peki sizin aklınıza güzellik denilence ne gelmektedir?Görünüş,huy,yapı,karakter…Daha sayamayacağımız bir çok kavram mı?Hayır,sadece dış güzellik gelir.Çünkü “güzel huylu” hitabından çok “güzel kız”,“yakışıklı erkek” vb. tanımlamalar kullanılmaktadır.İnsanoÄŸlu iltifat etme acizi olduÄŸu için en fazla görüntü olarak güzel olan için bu tarz tanımlamalarda bulunabiliyor.

Adını anmak güzeldi,
dost ağızlarda sana dair cümlelerin
ıslatılması…
Adını anmak…
Yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel
avuntularına sırt çevirip senden söz açmak…
Biraz gülünç, biraz sitemkar…
güzeldi…
Adının Türkçedeki yankısı özeldi…

Seninle yoğurt yemek, kendi Kanlıcanlı,
Sülalesi Kandilli yoÄŸurtçunun mekanında…
Denize amors durup, yüzüne
cepheden bakmak güneÅŸli bir mavilikte….
güzeldi..

İpe sapa konuşlanmaz bahanelerle elini tutmak,
yüzünde
Yüzyıllık bir hasreti gidermek güzeldi…

Güzeldi’li geçmiÅŸ zamanları düşünüyorum
ÅŸimdi…
Cümlelerimiz öznesiz…Umursayan yok,
Kanlıca’daki yoÄŸurdu…

ve eşikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir
aÅŸkın mührüdür artık…

Yılmaz Erdoğan

Aşk aslında hangi güzellikten etkilenirdi?Örneğin üstte eklediğim şiir yarin,hangi güzelliğinden bahsetmektedir?Dıştan görünen midir?Yoksa yarin insani güzelliğimidir.Tabi ki son verilen yanıttır.Üstte demiştim ya insanoğlu iltifat edemez,etse bile sadece dış görünüşüne yorum yapar.Bu durum aşıklar için geçerli değildir.Aşık bir insan karşı tarafın tek özelliğini Devamını Oku

Issız Adam izlenmesi gereken bir film…

ilhan bahar tarafından 10 Aralık 2008 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Ümraniye AFM’de izlediÄŸim ıssız adam filminin fragmanını izlediÄŸimde,kötü bir film olmadığını anlamıştım.Tatilde olduÄŸum bu hafta içersinde bir çok Türk filmini izleme fırsatı buldum.Ancak komedi ağırlıklı diÄŸer filmlerin iyi olmadığını blogumda ki diÄŸer yazılarda da belirttim.

Issız adam ise diÄŸer filmlere nispeten daha oturaklı olmuÅŸ,en azından bir hikayesi,bir konusu olan bir film.Bazı ikili sahneler de biraz yapmacılık olmuÅŸ,özellikle küfür sahneleri çok sırıtmış…Filmin baÅŸrollerinin çok güzel ve yakışıklı kiÅŸiler olmaması filmin gerçekçiliÄŸini artırmış diyebilirim.Ada çok hoÅŸ bir bayan fakat inanılmaz güzel bir kız deÄŸil daha çok ÅŸirin,sempatik diyelim.Alper ise yakışıklı deÄŸil karizmatik diyelim.

Filmde Ada’nın yaptığı benzetmeler çok sık olduÄŸu için biraz sıktı.Onun harici ikisi de normal bir oyunculuk sergilediler.İlk ayrılmalarında ki kahve içme sahnesi çok zorlama,son ayrılık sahnesinin de biraz garip olduÄŸunu söylemeden edemicem.Ayrıca Alper’in annesi kıza üstüne basa basa ondan vazgeçme demesine raÄŸmen neden ilk ayrılalım dediÄŸinde ayrıldığını da hala anlamış deÄŸilim.İnsan biraz daha zorlayıp bir konuÅŸmaya çalışırdı.Hatta kızımız öyle abartmış ki ülke deÄŸiÅŸtirmiÅŸ…

Filmde Alper’in annesini canlandıran Müzeyyen Hanım ise ben yılların oyuncusuyum diye bas bas bağırıyordu.Onun olduÄŸu sahnelerde gerçek bir oyunculuk vardı.ÇaÄŸan IrmaÄŸ’ın ona söylediÄŸi her ÅŸeyi hakkıyla yerine getiren Yıldız Kültür(Müzeyyen Hanım) filmde bulunması gerçekten büyük bir ÅŸanstı. Devamını Oku

Bu kadar sevebilir misiniz?

ilhan bahar tarafından 28 Kasım 2008 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Bir otobüs durağında karşılaÅŸmışlardı ilkÂ
kez… 

Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilkÂ
karşılaşmadan sonra,bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için,hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler.

Gençtiler, çok genç… 

Birbirileriyle konuÅŸacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda baÅŸardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmiÅŸti otobüse, kız ise ablasında… Sırf birbirlerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, ÅŸehrin öbür ucundaki duraÄŸa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra…  Devamını Oku


Hemen hatırlatalım, bu sitede yer alan bütün dökümanlar 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun koruması kapsamındadır. 2008-2010 ©
Siteden çalıntı değil alıntı yapmak isteyenlerin siteye link vermesi kafidir. "Ben link vermem direk çorlarım" diyenlerde ifşa edilecektir. Siteyi kodlamadık çünkü kodlanmışı (WordPress) vardı. Arama motorları ile arayı iyi tutmak adına Sitemap ekledik, temasını kullandığımız anarşik çocuğu da link verip, bu kısmı sonlandırmış olduk, hayırlı olsun.