Issız Adam izlenmesi gereken bir film…

1153 gün önce tarafından yazılmıştır.

Ümraniye AFM’de izlediğim filminin fragmanını izlediğimde,kötü bir olmadığını anlamıştım.Tatilde olduğum bu hafta içersinde bir çok Türk filmini izleme fırsatı buldum.Ancak komedi ağırlıklı diğer filmlerin iyi olmadığını blogumda ki diğer yazılarda da belirttim.

Issız adam ise diğer filmlere nispeten daha oturaklı olmuş,en azından bir hikayesi,bir konusu olan bir film.Bazı ikili sahneler de biraz yapmacılık olmuş,özellikle küfür sahneleri çok sırıtmış…Filmin başrollerinin çok güzel ve yakışıklı kişiler olmaması filmin gerçekçiliğini artırmış diyebilirim.Ada çok hoş bir bayan fakat inanılmaz güzel bir kız değil daha çok şirin,sempatik diyelim. ise yakışıklı değil karizmatik diyelim.

Filmde Ada’nın yaptığı benzetmeler çok sık olduğu için biraz sıktı.Onun harici ikisi de normal bir oyunculuk sergilediler.İlk ayrılmalarında ki kahve içme sahnesi çok zorlama,son sahnesinin de biraz garip olduğunu söylemeden edemicem.Ayrıca Alper’in annesi kıza üstüne basa basa ondan vazgeçme demesine rağmen neden ilk ayrılalım dediğinde ayrıldığını da hala anlamış değilim.İnsan biraz daha zorlayıp bir konuşmaya çalışırdı.Hatta kızımız öyle abartmış ki ülke değiştirmiş…

Filmde Alper’in annesini canlandıran Müzeyyen Hanım ise ben yılların oyuncusuyum diye bas bas bağırıyordu.Onun olduğu sahnelerde gerçek bir oyunculuk vardı.Çağan Irmağ’ın ona söylediği her şeyi hakkıyla yerine getiren (Müzeyyen Hanım) filmde bulunması gerçekten büyük bir şanstı. Devamını Oku

Çağan Irmak’tan Issız Adam (7 Kasım’da vizyonda)

1200 gün önce tarafından yazılmıştır.

Özellikle ağırlıklı filmleriyle tanıdığımız Çağan Irmak,yeni bir filme imza atmış.

“Mustafa Hakkında Herşey” filminde bize söylediğimiz yalanları göstererek,”Babam ve Oğlum”da bize bir ailenin yaşadıklarını anlatarak,”Ulak” filminde,hikayelerin aslında gerçek olabileceğini gösteren Çağan Irmak,bu filminde kalabalık metropol şehirlerde aslında ne kadar yalnız olduğumuzu gün yüzüne seriyor.Filmin konusuna gelince; 30′lu yaşlarda, gurme sayılacak düzeyde yemek kültürü olan kendi restoranının sahibi iyi bir aşçıdır. Lüks yaşamayı seven, işinde başarılı ama özel yaşantısını her gün farklı kadınlarla birlikte olarak düzene koyamamış, hayatını; yaptığı yemekler, günübirlik ilişkiler, paralı kadınlar üçgeninde yaşayan birisi iken… Hayatının akışı, bir gün Beyoğlu‘nun arka sokaklarında, aradığı eski plak için bir kitapçıya girmesiyle değişir.

ADA 20′li yaşlarının sonlarında, güzel, çocuk kostümleri tasarlayıp diken, Alper‘in modern yaşamının aksine çok mütevazı, hayatta fazla inişleri çıkışları olmayan genç bir kadındır. Bir gün eski bir kitabi bulabilmek için Beyoğlu’nda dolaşırken Alper ile ayni kitapçıya girer. Çapkın bir adam olan Alper, Ada’nın güzelliğinden etkilenir ve Ada’yı takip etmeye başlar. Ada’nın aradığı kitabi bulmuştur. Ada’nın işyerine kadar devam eden takip, Alper‘in tanışma bahanesiyle aldığı kitabı Ada’ya vermesiyle son bulur. Devamını Oku

Tüm hakları saklıdır. 2008-2012