Etkinlik Molası

424 gün önce tarafından yazılmıştır.

olarak, bu hafta yarın düzenleceğimiz ; Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Amfi‘de E-Ticaret Profesyonelliği üzerine olacak, Cuma günü düzenleyeceğimiz etkinlik; Türkan Sabancı Kültür Merkezi‘nde Girişimcilik, Pazarlama ve İnovasyon üzerine olacak, son olarak olursa; 21 Aralık Salı günü Turkcell’li Hayat etkinliğini gerçekleştireceğiz. Topluluk olarak düzenleyeceğimiz bu kadar çok etkinli olunca, blog için yazı biraz gecikebilir. O nedenle biraz daha rahatlayınca görüşmek dileğiyle…

İngilizcenin kariyerinizdeki önemi!

461 gün önce tarafından yazılmıştır.

tarafından, Mühendislik – Mimarlık Fakültesi amfisinde, 10 Kasım Çarşamba, saat 14:45‘de “İngilizcenin kariyerinizdeki önemi” adlı seminer verilecektir. Seminerde iş hayatında ingilizce ve neden bu kadar önemli olduğuna dair sorulara yanıt aranacaktır. Tüm öğrenciler davetlidir.

Etkinliğe katılanlara, Amerikan Kültür Derneği Dil Okulları tarafından sertifika verilecektir. Sertifika için çıkışta isim toplanacak olup, sertifikalar daha sonra topluluk tarafından dağıtılacaktır.

Facebook sayfası : http://www.facebook.com/event.php?eid=116322691764268

Tubitet tanışma toplantısı

464 gün önce tarafından yazılmıştır.

Topluluk olarak 2010-2011 dönemi ilk tanışma toplantısını gerçekleştirdik. Toplantımız üç seans şeklinde gerçekleşti. İlk seansta 1. Öğretim 1. Sınıf arkadaşlarımız ile öncellikle bölüm başkanımız Doç. Dr. Yılmaz Kılıçaslan bir tanışma yaptı. Ardından bölümümüzün tüm hocaları sıra ile kendilerini tanıttılar. Her biri uzmanlık alanlarını açıklarken öğrenciler tarafından hiç bir soru aktarılmadı. Son olarak sahneye  adına, başkan olarak ben çıktım. Henüz yeni tanıştığımız öğrenci arkadaşlarımıza topluluğun bölüm içersinde ki görevini ve amacını aktarmaya çalıştık, neredeyse tüm hocaların toplam harcadığı süreyi biz topluluk olarak kullanmış olduk. Aşırı ısrarlara rağmen malesef öğrencilerden soru alamadık.

İkinci seansta ise 2. Öğretim 1. Sınıftan arkadaşlarımız ile tanışma fırsatına eriştik. Kendilerinin hocalara yönelttiği sorular ve dinleme açısından biraz daha iyiydiler. Vakit darlığı ve hocalarımızın aynı şeyleri ikinci kez dinlemesi nedeniyle yaptığımız topluluk tanıtımında çok hızlı davranmak zorunda kaldık. Hatta E-Dergi konusundan sorumlu olan Alper Karamanlıoğlu arkadaşımıza yeteri kadar vakit kalmadı. Normal şartlarda 11:00‘da başlaması gereken, 2. Seans saat 11:30‘da başlayınca bizim topluluk toplantısıda 30 dk gecikmeye maruz kaldı. İşin kötüsü saat 13:00‘de aynı salonda bir seminerin olması işleri biraz zorlaştırdı. Bu hafta biraz hızlı olmak zorunda kaldık.

Son oturumda hocalarımız gitti. Tamamen biz bize kaldık, 2. Öğretim 1. Sınıftan bir çok arkadaşımız detay almak için kalmışlardı. Genel olarak topluluk toplantılarına katılan bir çok arkadaşımızı da göremedik, sebebi ise saatlerin öğrencilere ters gelmiş olmasıydı. Sınıf temsilcilerinin seçilme işlemini gerçekleştirdik. Bu sadece 1. sınıf düzeyinde oldu. Çok sıcak bir sohbet havasında bir geçtiği düşünüyorum. Kendi adıma ben anlatırken çok eğlendim. Yeni arkadaşlarla görüşmek sevindirici oldu, yine isimlerini ezberlemeye başladım. Onlar beni Facebook‘a eklemeye de başladıktan sonra, yolda isimleri ile hitap ettiklerimde baya şaşıracaklarından hiç şüphem yok. Devamını Oku

Cebit 2010, İstanbul Gezisi

491 gün önce tarafından yazılmıştır.

T.Ü olarak düzenleyeceğimiz için biz kaynaklı olmayan bir çok sorun yaşandı. Bu sorunların en başında ise, Rektörlükten resmi yazı ile istediğimiz minibüs oldu. Geçen hafta istediğimiz minibüs’ün onayı 8 Ekim Cuma 12:00 de gelince, bir çok arkadaşımıza yeteri kadar duyuru yapamadık. Dekanlığın aracılıyla birlikte sadece 37 kişiyi götürebileceğimiz gezisi malesef tam istediğimiz gibi olmadı.

Kişi sayısının çok fazla gelmesi durumunda bir otobüs kiralamayı düşünmüştük fakat, otobüs firmalarının en ucuz şekliyle bile 1200 TL talep etmesi işi çok zorlaştırdı. Son durum da gözüken, adil bir seçim ile sadece kurayı kazanmış arkadaşların gitmesi şeklinde olacak, bu kuraya bende katılacağım. Kuradan çıkmamam durumunda bu yıl Cebit Fuarı‘nı görememiş olacağım. Aldığımız başka projeler nedeniyle yoğun geçen şu günlerde, bu tarz bir durumla karşılaşırsam çokta üzülmem. Aksine bir kişilik yer açtığım için sevinirim.

Geçen yıl düzenlediğimiz etkinliğe yaklaşık 50 kişiyle katılmıştık, bu yıl malesef şartlar dahilinde biraz daha az kişiyle bu yolculuğa çıkılacak, umarım gidecek arkadaşlar adına verimli bir gezi olur. Adını listeye yazdırıp, katılmayan arkadaş ile ise hocalarımız bir görüşme gerçekleştirecekler. Çünkü katılmayan bir kişinin bile bu kontenjan yokluğunda değeri büyük olur.

Bu gezinin gerçekleşmesinde bize yardımcı olan Dekan hoca, Dekan yarcımcısı Doç. Dr. Mümin Şahin, Bölüm başkanımız Doç. Dr. Yılmaz Kılıçaslan ve Arş. Gör. Edip Serdar Güner hocalarımıza teşekkürü borç biliriz. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda gezinin başında, bize her konuda destek olan Serdar Hocamız yer alıyor.

Sorunsuz, aksiliksiz bir gezi olması dileklerimle…

Topluluk Tanıtım ve Dgs Semineri

643 gün önce tarafından yazılmıştır.

06.05.2010 Perşembe günü, Sarayiçi Yerleşkesinde Topluluk Tanıtımı ve üzerine bir seminer verdim. Seminere yaklaşık 70-80 civarında bir öğrenci topluluğu katıldı. Verimli geçtiğini düşündüğüm seminerde, umarım onları yönlendirebilecek bilgiler vermişimdir.

Seminere öncellikle muzu tanıtarak başladım. Topluluk olarak neler yaptığımızı? Neler yapmak istediğimizi? Neden topluluğa üye olmaları gerekir? gibi sorulara cevap vermeye çalıştım. Yaklaşık 10 dk süren topluluk tanıtımından sonra, DGS seminerine geçtim.

DGS seminerinde öğrencilerin, girecekleri sınavla ilgili bilmesi gerekenleri tamamiyle anlattım. Özellikle neden bu sınava girmeleri gerekir? sorusuna çeşitli örnekler verdim. Puan hesaplamadan, aöbp hesabına kadar bir çok bilginin anlatıldığı seminer, topluluk temsilcilerinin seçilmesiyle son buldu.

Umarım bu seminerden geçen seneki gibi etkinlenen min 5 kişi olur. Böylece en azından 5 kişi de şansını denemiş olurlar. Herkese bol şans…

Pardus ve Tbd etkinlikleri ardından

645 gün önce tarafından yazılmıştır.

Yoğun geçen haftamızdan sonra biraz dinlenmeye vakit buldum. Bugün ‘in son sertifikaları da yazılıp bitirildi. Şimdilik önümüzde Bahar Şenlikleri ve Piknik etkinliği bulunuyor. Peki ve nasıldı? derseniz. Onlar hakkında bazı açıklamalar yapmak lazım, özellikle Tbd günü hakkında…

Pardus etkinliğini gerçekleştirdiğimiz amfi’de 171 kişiydik. Amfi ise 130 kişilikti, bu yüzden bazı arkadaşlarımız ayakta izlemek zorunda kaldılar. Genel olarak Pardus hakkında öğrencilere verilen bilgilerin eşliğinde, sıcak bir seminer ortamı oluşturuldu. Yaşları oldukça genç iki konuşmacının samimi davranışları kimine göre, sıcak gelirken, kimi arkadaşlar bunu ciddiyetsizlik gibi gördüler. Ancak seminer sonunda herkesin Pardus hakkında detaylı bilgiye ulaştığına inanıyorum.

Tbd etkinliğine gelecek olursak, Barış Özcan ile başlayan etkinliğe resmi katılımcı sayısı 524 kişiyi buldu. Yine salonun 400 kişi aldığını düşünürsek başarılı bir organizasyondu. Fakat Barış Özcan‘dan sonra çıkacak olan Sinan Ata, program haricinde seminerini 30 dk erken bitirip çıktığı için, diğer katılacak olan konuk çıkması gereken saatten 20 dk geç kalınca, etkinliğin son oturumu iptal edilmiştir. Yine de katılan arkadaşlar açısından verimli geçtiğini düşünüyorum.

Önümüzde bir Ceturk etkinliği kaldı. Onu da en kısa sürede gerçekleştirip, etkinlik serimize bir son vermeyi planlıyoruz. Umarım yaptığımız etkinliklerden memnun kalıyorsunuzdur. Gerçi facebooktan bazı tebrik mesajları alıyorum. Bu bizi daha da kamçılıyor… İnşallah yakında  daha da fazla etkinlikle karşınızda olabiliriz. Görüşmek üzere…

TTNET etkinliğinin ardından…

650 gün önce tarafından yazılmıştır.

30 Nisan 2010 tarihinde, Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz ile geleceğini netleştir” semineri kırılmadık rekor bırakmadı. Katılan öğrencileri bir çok yüzü gülerek salonu terk ederken, olarak bizler de salondan başı dik olarak ayrıldık. Katılan öğrencilere geniş bir yelpazede bilgi aktarımı yapıldı. Özellikle PDA‘dan katılan konuşmacıların, semineri bir stand-up havasında götürmesi, herkesin gülerek öğrenmesine sebebiyet verdi.

Etkinliğin başlamasına 1 saat kala salonu doldurmaya başlayan öğrenciler, öncellikle topluluğuz hakkında bilgi aldılar. Ardından TTNET standına kayıt olarak, seminer saatini beklemeye başladılar. İlk konuşmacı olarak, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dekanı; Ing. Prof. Dr. Ahmet Can katıldılar. Geleceğe dönük bilgiler veren dekanımızdan sonra sahneye TTNET Sponsor Müdürü, Emirhan Avar çıktı. Takip eden zamanlarda sırayla sahneye; Ali Servet Eyüpoğlu, Canten Kaya, Başar Baypınar ve son olarak Genel Koordinatörü, Abdulkadir Özbek çıktılar.

Seminer boyunca herkesin beğenesini kazanan, Canten Kaya güldürme konusunda hünerlerini sergilerken, İletişim konusunda akılda kalan bilgiler verdi. Yine öğrencileri güldürmeyi başaran Başar Baypınar‘da zevkli dakikalar geçirtti.

Balkan Kongre Merkezi’nin 780 kişilik kapasitesini, 1200 kişiye kadar çıkardık. Öğrencilerin oluşturduğu izdihamdan dolayı, merdivenler dahil insanlar her bulduğu yerden bu güzel etkinliği dinlemeye çalıştılar. 1200 kişinin aynı salonda bulunması, hem üniversitemizin hem de TTNET adına bir rekor oldu. Göğsümüzü kabartan bu rekorumuz sayesinde, firmaların Trakya Üniversitesi‘ne ve Bilişim ve Teknoloji Topluluğumuza bakış açılarının değişeceği konusunda hiç şüphemiz yoktur. İnşallah daha bir çok firmayla aynı heyecanı ve mutluluğu yaşama zevkine ulaşırız. Devamını Oku

Bilmök Sorunsalı

722 gün önce tarafından yazılmıştır.

Arkadaşlar bildiğiniz üzere, bir çok uğraş verilerek, Trakya Üniversitesi‘ne bir açıldı. Üniversitemizin ilgili sayfasını incelerseniz, bilime dönük bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda olan topluluklardan bir tanesiyiz. Genel ağırlık sosyal ve kültürel topluluklarda, peki bir üniversitede sosyallik mi ana plandadır? Yoksa bilim mi? Bunun için hemen Türk Dil Kurumu‘na danışalım. Bakalım üniversite demek ne demekmiş? “Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu”  bu tanım aklınızın bir ucunda yer etsin. İlerde tekrar neden bu tanımın üzerinde durduğumu anlatacağım. Biraz ( Öğrencileri Kurultayı) bahsedeyim, her yıl başka bir üniversitede düzenlenen asıl amacı “Bilgisayar Mühendisliği” problemleri olan ve düzenli olarak yapılabilen tek kurultaydır. Bu kurultaya önemli firmaların yöneticileri ve her üniversitenin Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri katılmaktadır. Bilgisayar Mühendisliği’nin geleceğinin ne olacağı konusunda tartışmalar yapılıp, daha kaliteli bir seviyeye nasıl gelineceği vb. problemler detaylıca ele alınmaktadır. Kısaca her Bilgisayar Mühendisliği öğrencisinin katılmasının yararlı olacağı bir organizasyondur.

Biz Trakya Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Topluluğu olarak bu kurultaya çok kalabalık bir öğrenci kadrosu ile katılmayı planlıyorduk. Öyle ki bunun için 15 tatil döneminde gerekli çalışmaları gerçekleştirdik. Organizasyonu düzenleyen Selçuk Üniversitesi ile irtibata geçip, kalacak yer konusu ve katılım konıusunda problem çıkmaması için teminat aldık. Daha sonra Konya’lı bir arkadaşımızın çabası ile günlük 20 YTL konaklanılacak yer ayarlandı. Yemek problemi de sabah kahvaltısı öğretmen evinde ücretsiz olarak verilecek, öğle yemeği de Selçuk Üniversitesi yemekhanesinde ücretsiz olarak sağlanacaktı. Bizim hesaplarımıza göre gelmek isteyen bir arkadaşımızı 40 YTL götürüp getirebilecektik. Tüm bu sorunlara çözüm bulmuşken, ulaşım problemini çözmeye yöneldik malumunuz Konya uzak bir şehirdi. Ancak biz üniversitemize güvendik, onların da bizi mahçup etmeyeceğini düşünüyorduk. Hemen okulumuzun ilgili birimine giderek, topluluk adına nasıl otobüs isteyebileceğimizi öğrenmek istedik. Orada yaptığımız görüşme moralimizi bozdu çünkü söylenen “Bilimsel kongerelere sadece 3 kişinin gidebileceğiydi” düşünebiliyor musunuz? Bilimsel bir kongreye az kişi gönderebiliriz, gezilere ise daha farklı, kaldı ki geçmişte üniversitemiz bünyesinde bulunan diğer (sosyal) topluluklara otobüs hizmeti verilmişti. Bizim bir yeri gezmek yerine, bilimsel bir kongreye katılmak istememiz yersiz bir istek miydi? İlk giriş kısmında yazmıştım, üniversitenin amacı nedir ki? Yani üniversitenin bir kurumunun genel üniversite tanımına ters düşmesi garip değil mi? Devamını Oku

Tüm hakları saklıdır. 2008-2012