T.Ü Bilişim ve Teknoloji Topluluğu olarak düzenleyeceğimiz gezi için biz kaynaklı olmayan bir çok sorun yaşandı. Bu sorunların en başında ise, Rektörlükten resmi yazı ile istediğimiz minibüs oldu. Geçen hafta istediğimiz minibüs’ün onayı 8 Ekim Cuma 12:00 de gelince, bir çok arkadaşımıza yeteri kadar duyuru yapamadık. Dekanlığın aracılıyla birlikte sadece 37 kişiyi götürebileceğimiz Cebit gezisi malesef tam istediğimiz gibi olmadı.
Kişi sayısının çok fazla gelmesi durumunda bir otobüs kiralamayı düşünmüştük fakat, otobüs firmalarının en ucuz şekliyle bile 1200 TL talep etmesi işi çok zorlaştırdı. Son durum da gözüken, adil bir seçim ile sadece kurayı kazanmış arkadaşların gitmesi şeklinde olacak, bu kuraya bende katılacağım. Kuradan çıkmamam durumunda bu yıl Cebit Fuarı‘nı görememiş olacağım. Aldığımız başka projeler nedeniyle yoğun geçen şu günlerde, bu tarz bir durumla karşılaşırsam çokta üzülmem. Aksine bir kişilik yer açtığım için sevinirim.
Geçen yıl düzenlediğimiz etkinliğe yaklaşık 50 kişiyle katılmıştık, bu yıl malesef şartlar dahilinde biraz daha az kişiyle bu yolculuğa çıkılacak, umarım gidecek arkadaşlar adına verimli bir gezi olur. Adını listeye yazdırıp, katılmayan arkadaş ile ise hocalarımız bir görüşme gerçekleştirecekler. Çünkü katılmayan bir kişinin bile bu kontenjan yokluğunda değeri büyük olur.
Bu gezinin gerçekleşmesinde bize yardımcı olan Dekan hoca, Dekan yarcımcısı Doç. Dr. Mümin Şahin, Bölüm başkanımız Doç. Dr. Yılmaz Kılıçaslan ve Arş. Gör. Edip Serdar Güner hocalarımıza teşekkürü borç biliriz. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda gezinin başında, bize her konuda destek olan Serdar Hocamız yer alıyor.
Sorunsuz, aksiliksiz bir gezi olması dileklerimle…
Bir arkadaşımın Facebook‘ta paylaştığı linke tıkladıktan sonra Napolyon ile tanıştım. Napolyon ismi bildiğiniz gibi, Napolyon Bonapart‘tan gelmektedir. Bonapart “Bir savaşı kazanmak için ne gerekir?” sorusuna yanıt olarak verdiği “Para, para, para” sözüyle bilinmektedir. Buradan esinlenerek bir para kazanma sitesi kurmuşlar. Aslında bu site yeni kurulmuş diyemeyiz, milyonlarca üyesi olan Süperteklif isminin ve imajının değiştirilmesi ile oluşmuş bir sitedir. Orada bulunan tüm üyelere buraya taşınarak yayın hayatına devam etmektedir. Fark olarak daha sıcak bir sistem ve daha fazla kazanç amaçlanmıştır.
Sistem bildiğiniz gibi size gönderilen mailleri okuma, anket doldurma ve arkadaşlarınızı bu sisteme davet etme üstüne kurulmuştur. Farklı olarak siteye her girdiğinizde de Nap kazanabilirsiniz. Bu arada hemen açıklayalım 1 Lira = 1000 Nap denk gelmektedir.
Sitenin güvenliği konusunda ise endişeye düşecek bir durum yoktur, Hitay Holding bünyesinde bulunan bir sitedir. Bu holding’in diğer tanıdık sitesi bilyoner.com‘dur. Bir çok farklı yatırıma girişen holding, başarılı bir yol izlemektedir.
Napolyon ayrıca, ilgi alanlarınıza göre seçkin markaların kampanyalarını size ulaştırır. Üstelik bu kampanyalardan alışveriş yaptıkça da Nap kazanmaya devam edersiniz.
Napolyon‘a direk olarak üye olamazsınız, ancak başvuru yapıp, sıraya girebilirsiniz. Sıra beklemeden sorunsuz üye olmak için http://www.napolyon.com/Uye/Kayit-Formu.aspx?lid=12adcdd5-da5e-438e-9353-b74fdc30c5c6 linkine tıklayabilirsiniz. Siz üye olduktan sonra sizinde yukarıdaki gibi bir bağlantı linkiniz olacak ve sizde arkadaşlarınızı davet edebileceksiniz.
Napolyon‘da nasıl para kazanılır?
Cep telefonunuza gelen Onay Kodu’nu girdiğiniz taktirde, 1.000 N kazanırsınız.
Profil ve tercih bilgilerinizi tamamladınızda 9.000 N kazanırsınız.
Napolyon‘a her gün üye girişi yapanlar Nap seviyelerine göre
Nap1 olan üyeler : 30 Nap
Nap1½ olan üyeler : 45 Nap
Nap2 olan üyeler : 60 Nap hergün kazanırlar.
Arkadaşlarınızı davet ettiğinizde napolyon.com dan kazandığınız, Nap oranları :
Nap1 olan üyeler : 300 Nap
Nap1½ olan üyeler : 450 Nap
Nap2 olan üyeler : 600 Nap kazanır. Devamını Oku
Ülkemizde daha yeni yeni var olmaya başlayan bir konudan bahsedeceğim. Bir çok insanın “boşver kim uğraşacak” diyerek es geçtiği “Şikayet” konusunu ele alacağız. Dünya’da büyük firmaları batırmaya kadar giden, ülkemizde ise komik para cezaları ile sonuçlanan şikayetler… Birey her hangi bir şekilde haksızlığa uğradığını düşünüyorsa mutlaka hakkını aramalıdır.
Peki hakkımızı nasıl arayacağız, biliyor muyuz? Kimi nereye şikayet edebiliriz? İşte herkesin uğraşmayıp vazgeçtiği durum budur. Oysa siz eğer hakkınızı aramayı aklınıza koymuşsanız mutlaka iletişim adresini de bulursunuz.
Sizlere başımdan geçen bir olayı anlatayım. 2005 zamanları Domain Park konuları ile ilgilenirken, sürekli olarak yurtdışı merkezli sitelerle çalışıyordum. Bu firmalardan bir tanesi ödemesini çek şeklinde yapmaktaydı. Bir gün postayı kontrol ettiğimde, beklediğim çekin geldiğini fark ettim. Yurtdışında bir güven problemi olmadığı için insanlar çekleri rahat olarak posta yoluyla gönderebiliyorlar. Ülkemizde böyle bir uygulama olduğunu düşünsenize… Neyse çekin kesildiği bankayı araştırdım. Amerika‘nın en büyük 5 bankasından bir taneseydi. O yüzden içim rahatladı, bozdurma aşamasında bir sorun yaşamyacağımı düşünmüştüm. Bankaları tek tek gezmeye başladım. İlk gittiğim banka, İş Bankası çeki bozamayacağını ifade etti. Neden diye sorduğumda bir yanıt alamadım. Ardından Finansbank geçtim, onlarda yine aynı yanıtı verdi. Hatta bu durum ekstrim bir durum olduğu için büyük bir hava içersinde reddediyorlardı. Zaten bir çoğu bunun bir çek olup olmadığını dahi anlayamamıştı. Ardından HSBC vb. bir çok yabancı bankaya da gittim. Hepsinden aldığım tepki aynıydı. Bu çekin nasıl bozulacağını bilmiyorlardı ve açıkçası uğraşmak istemiyorlardı. Üstelik bunu açıklarken gayri ciddi bir uslup takınıyorlardı. O sinirle eve dönüp, bilgisayarımı açtım. Gittiğim tüm bankaların iletişim maillerini aldım, her birine üşenmeden yaşadığım durumu anlatıp, memnuniyetsizliğimi dile getirdim. Hiç bir şey olmayabilirdi fakat bana yapılan haksızlığa karşı bir tepki vermeliydim. Tepkime sonuç olarak, yarın hemen hemen tüm bankalar aradı, hatta o küçümseyen arkadaşların bizzat kendileri arayıp özür dilediler. Hepsi şubelerine gelip, çay içmemi öneriyorlardı. Yapı Kredi bankası ise çekten hiç komisyon almayacağını söyledi. Onlara teslim ettim, bir iki gün içinde çek onaylandı. Sorunsuz şekilde ücretimi aldım. Aslında içlerinde en az sorunu Yapı Kredi‘de yaşamıştım. Garip şekilde en iyi çözümü de onlardan aldım. Eğer durumu kabullenseydim, yüklü bir miktar para kaybedecektim bu yüzden asla vazgeçmeyin!
Yine bir örnek vermem gerekirse, kullandıktan 6 ay sonra yanları açılan Converse ayakkabımı geri iade etmek istedim. Boyner‘e teslim ettiğim ayakkabı bir hafta sonra “kullanım hatası” denilerek geri gönderildi. Hemen hakkımı aramak üzere “Tüketici Hakem Heyetine” başvuruda bulundum. Bilirkişi tarafından incelenen ayakkabımda fabrika hatası tespit edildi. Tüketici Hakem Heyeti‘nin gönderdiği yazı ile birlikte Converse markası tarafıma ücreti ödedi. Bu şikayeti yapmadan önce yaptığım araştırmalarda, bir çok kişi aynı durumu internette dile getirmişler fakat hiç biri şikayet etmemiş, bu yüzden ayakkabıyı değiştirebilen tek ben olmuştum. Kimse alamamış diyerek vazgeçseydim, yok yere bir ayakkabımı çöpe atmış olacaktım.
Duyarlı bir vatandaş olmaya çalışarak her haksızlığa itiraz etmeye çalışıyorum, ancak bu durum bireysellikten çıkıp, toplumsal bir bilinç halini alması gereklidir. Böylece firmalar daha dikkatli ve özenli davranarak, müşterilerin haklarını savunabilirler. Bu anlamda kurulmuş olan sikayetvar.com , bu olayın en güzel örneklerinden bir tanesidir. Kendileri oluşturdukları platform sayesinde, firmalar ile telefonla iletişime geçerek, müşteri adına şikayeti dile getiriyorlar. Firmalar da müşteri memnuniyeti adına duruma müdahale ediyorlar. Siz zaten bilinçli bir bireyseniz, bugün hemen hemen tüm firmaların internet adresleri bulunuyor. İnternet adresinden mail ya da telefon yoluyla da şikayetinizi bizzat dile getirebilirsiniz. Fakat bir bütünlük olması ve müşterilerin şikayetlerinin bir yerde toplanması adına www.sikayetvar.com kutsal bir görev üstlenmiştir. İlk olarak sikayetvar.com başlattığı furya; www.sikayetim.com ve www.musterim.com ile de devam etmiştir. Bu siteler aracılığı ile de hakkınızı arayabilirsiniz.
Yaptığınız şikayetleri bireysel olarak algılamayın, sizin sayenizde tespit edilen eksiklik, o hizmeti alan tüm vatandaşlarında yararına olacaktır. Bu yüzden herkes için hakkınızı arayın! Devamını Oku
Birçok kişi hangi programlama dilinde ilerlemesi gerektiğine dair tereddütler yaşar. Herkes çevresinden duydukları ile yol almaya çalışır. Kimi zaman bu durum, yanlış yönelmelere sebebiyet verebilir. Örneğin; bir dönem popüler olan bir dil, biranda önemi yitirebilir. Bu da sizin tüm emeklerinizin boşa gitmesine sebep olur.
Tiobe.com‘da gördüğüm araştırma, sizin bu sorulara yanıt bulmanızı sağlayabilir. C programlama dilinin dünya çapında ne kadar yaygın olduğunu gördüğünüzde şaşıracaksınız.

Dünya sıralamasında, en yaygın dil olarak Java hemen ardından C dili gelmektedir. Ülkemizde malesef C ve C++ dillerine çok rağbet yoktur. Fakat dünya’da yaygın olarak kullanıldığı için bu dalga bir süre sonra ülkemize de gelecektir. Paylaştığım linki, karar vermemiş arkadaşların dikkatle incelemesini öneririm. Detaylı analizlere sahip araştırma ile geleceğinize emin adımlarla gidebilirsiniz.
Arkadaşlar bugün yaptığım değişiklikler sonucunda, site hızını 2 kat daha hızlandırmayı başardım. Böylece arama motorları tarafından daha çok tercih edilen, ziyaretçiyi sıkmayan bir açılış hızına sahip olduk. Peki nasıl hızlandı?
Öncellikle Pingdom ile sitemin başlangıç hızını ölçtüm. Bu hız 5-6 saniye arasında değişiyordu. Başka blog adreslerinin hızlarını ölçtüğümde nispeten yavaş açılan bir blog adresine sahip olduğumu fark ettim. Bu durumu düzeltmek adına öncellikle css dosyamı düzenledim. Bu düzenleme işlemi için CleanCss kullandım. CleanCss sizin css yer alan gereksiz kısımları kaldırarak, her açılışta yüklenen css dosyanızın boyutunu küçültüyor. Blog adresimin css dosya uzunluğum 15 kb yaklaşık 9 kb düştü. Bu da büyük bir kardı.
Ardından sayfada kullandığım tüm fotoğrafları Yahoo Smush.it aracılığı ile küçülttüm. Smush.it şimdiye kadar gördüğüm en iyi sıkıştırma programıdır. Öyle ki fotoğrafınızda en ufak kalite düşüklüğü olmazken, boyut olarak çok yüksek oranda kar sağlar. Kullandığı teknoloji sayesinde, photoshop gibi fotoğraf programlarının eklediği gereksiz pikselleri ortadan kaldırarak, fotoğraf boyutundan ciddi kar sağlar. Blog’da yer alan fotoğraf dosyalarının boyutlarını yarı yarıya düşürdüm.
Yaptığım her değişikliği Pingdom aracılığı ile gözlemledim. Aşağıda sitede uyguladığım tesleri görebilirsiniz.
Gördüğünüz gibi kısa aralıklarla yaptığım testler sonucu durum çok iyi, bir ara hızın yavaşlama sebebi yanlış image dosyası ile deneme yapmam yüzündendir. Harici şekilde sizde blog adreslerinizde aynı işlemleri uyguladığınızda hızın adım adım nasıl arttığını gözlemleyebilirsiniz.
Bugün başka bir özel alışveriş sitesini daha tanıtacağım . Bu sitenin adı Trendyol “the way to shop” sloganıyla yola çıkan site, Markafoni benzeri bir tasarım ve çalışma mantığına sahip, aynı şekilde ürünlerin bir çoğunu ucuza satın alabiliyorsunuz. Trendyol‘da yine “trendyol daveti” ile kayıt almaktadır. Sorunsuz şekilde benim verdiğim linkten kayıt olabilirsiniz.
Siteleri incelerken denk geldiğim bedava.com, limango.com.tr ve outletim.com hakkında yaptığım araştırmalar sonucu onların yeteri kadar güvenilir olduğunu düşünmüyorum. Bu nedenle o siteleri önermiyorum. Ancak kişisel tercihtir, o siteleri de ziyaret edebilirsiniz. Fakat önerim, o sitelerden satış yapmadan önce, sikayetvar.com ve benzeri müşteri yorumlarının olduğu siteleri incelemenizdir.
Markafoni ve Trendyol daha önce alışveriş yaptığım sitelerdir. Bu nedenle onlarda her hangi bir sorun yaşamayacaksınızdır. Fakat altını çizerek belirteyim, her iki sitede de çok hızlı bir kargo hizmeti bulunmamaktadır. Genellikle ürün satıştan kalktıktan sonra kargoya verilip, 1-2 gün içinde de elinize ulaşmaktadır. Bu yüzden kargoda oluşacak gecikmeleri çok önemsemeyin.
Diğer bir özel alışveriş sitesi olan Markafoni’yi incelemek için tıklayın.
Türkiye’nin ilk özel alışveriş sitesi Markafoni hakkında uzun süredir yazı yazmayı planlıyordum. İyi bir girişimcilik örneği olan Markafoni, ünlü markalarla yaptığı anlaşmalar sonucunda, ürünleri piyasa fiyatının çok altında fiyata, internet üzerinden satışa çıkarıyor. Bu alışveriş sitesinde ürünlerde ki indirimler %70‘lere kadar ulaşmaktadır. Her geçen yıl kullanıcının daha güvenilir olarak bulduğu siteye üye olabilmek için “markafoni davetiyesi” almanız gerekmektedir. Ücretsiz olan bu daveti, siteye üye olan her hangi bir dostunuzdan isteyebilirsiniz. Harici bir üyelik kabul edilmemektedir. Ayrıca Markafoni Davet Gönder tıklayarak, benim üzerimden de siteye anında üye olabilirsiniz.
Kaliteli ürünleri, piyasa fiyatının çok altında almak istiyorsanız mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.
Diğer bir özel alışveriş sitesi olan Trendyol hakkında bilgi almak için tıklayınız.
keşke tekrar çocuk olabilsek;
Arkadaşlar, Üniversitemiz de malesef bağış adı altında 60 liralık bir ek ücret, harç parasının içine katılarak ödetilmektedir. Trakya Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun 15.08.2008 tarih ve 18 sayılı toplantısında alınan 13 nolu kararında; “Üniversitemiz bünyesinde bulunan birimlerin eğitim-öğretim faaliyetlerinin; Trakya Üniversitesi Vakfı tarafından desteklenmesinin gerçekleştirilmesi ve bu faaliyetleri yerine getirebilmesi için öğrencilerimizin 2008-2009 Öğretim yılında yapacakları 60,00YTL (AltmışYeniTürkLirası) tutarındaki bağışları kabul edebileceği ve değerlendirebileceği hususunun uygun olduğuna mevcudun oybirliği ile karar verildi.” ibaresi yer almaktadır.
İlgili madde : http://www.trakya.edu.tr/yeni/karar_detay.php?Detay_ID=1839
Buradan çıkan kesin sonuç ile bağış yapmak istemeyen her öğrenci, bu hakkını kullanabilir. 
Öğrenci işleri ne söylerse söylesin, ilgili madde ve YÖK‘ndan bahsederek, ücreti ödemeyebilirsiniz. Kayıdınız gerçekletirilmek zorundadır. Bu durumu tüm arkadaşlarımıza ileterek, zorunlu bağışın önüne geçebilirsiniz.
Kayıt paralarızı; 13010099692 örgün öğretim, 13010099718 ikinci öğretim T.Ü harç paralarını toplandığı yer, Sağlık Kültür Spor Daire Başkanlığı banka hesap numaralarıdır. Buraya harç bedelinizi 60 TL olmadan sadece ”harç parasını’‘ yatırıp okuldan kayıt olabilirsiniz. Ücreti yatarırken bu hesabın kime ait olduğunu sorabilirsiniz.
YÖK sitesinde ki ilgili karar ; http://www.yok.gov.tr/index.php?option=com_docman&task=doc_download&gid=411
Burada yazdığım maddeleri kimse üstüne alınmasın, bunlar sadece sözde Msp seçen kurul ve kendi adıma yazılmıştır. Microsoft gibi bir firmada dahi böyle şeylerin olduğunu görmek üzücüdür. Ne acıdır ki, biz o kayırmacı Türk zihniyetimizi, bulunduğumuz her ortama empoze ediyoruz. Sağlık olsun… Hakkıyla kazanan tüm arkadaşlarımı canı gönülden tebrik ediyorum.