İngilizcenin kariyerinizdeki önemi!

456 gün önce tarafından yazılmıştır.

tarafından, Mühendislik – Mimarlık Fakültesi amfisinde, 10 Kasım Çarşamba, saat 14:45‘de “İngilizcenin kariyerinizdeki önemi” adlı seminer verilecektir. Seminerde iş hayatında ingilizce ve neden bu kadar önemli olduğuna dair sorulara yanıt aranacaktır. Tüm öğrenciler davetlidir.

Etkinliğe katılanlara, Amerikan Kültür Derneği Dil Okulları tarafından sertifika verilecektir. Sertifika için çıkışta isim toplanacak olup, sertifikalar daha sonra topluluk tarafından dağıtılacaktır.

Facebook sayfası : http://www.facebook.com/event.php?eid=116322691764268

Kitap talihlileri belli oldu

459 gün önce tarafından yazılmıştır.

Geçtiğimiz günlerde bölümümüzden ücretsiz olarak dağıtılacak kitaplar için isimler toplanmıştı. Toplam başvuran öğrenci sayısı 387 kişidir. Bölüm içerisinde bulunan kitap adeti 222 adettir. Bu kitaplardan 3 tanesi bölüm için muhafaza edilecek olup, geriye kalan 219 tanesi öğrencilere dağıtılacaktır. Bu dağıtım yapılırken, her bir kitap için, başvuranlar içerisinden 73 kişi, bilgisayar ortamında seçilmiştir. Seçim kodlarını merak edenler için;

select top 73 * from Liste
WHERE Kitap_Adi=’Bilgisayar Sistemleri Mimarisi’
order by rnd(Numara)
select top 73 * from Liste
WHERE Kitap_Adi=’Mühendisler için Sayısal Yöntemler’
order by rnd(Numara)
select top 73 * from Liste
WHERE Kitap_Adi=’Sayısal Tasarım’
order by rnd(Numara)

Talihli arkadaşlara kitapları yarın ve önümüzdeki hafta sınıf içersinde imza karşılığında dağıtılacaktır. Kitabı bizden teslim alamayanlar daha sonra Edip Serdar Güner hocamızdan teslim alabilecekler.

Talihli listeleri için : www.ilhanbahar.com/listeler.rar

Tubitet tanışma toplantısı

459 gün önce tarafından yazılmıştır.

Topluluk olarak 2010-2011 dönemi ilk tanışma toplantısını gerçekleştirdik. Toplantımız üç seans şeklinde gerçekleşti. İlk seansta 1. Öğretim 1. Sınıf arkadaşlarımız ile öncellikle bölüm başkanımız Doç. Dr. Yılmaz Kılıçaslan bir tanışma yaptı. Ardından bölümümüzün tüm hocaları sıra ile kendilerini tanıttılar. Her biri uzmanlık alanlarını açıklarken öğrenciler tarafından hiç bir soru aktarılmadı. Son olarak sahneye  adına, başkan olarak ben çıktım. Henüz yeni tanıştığımız öğrenci arkadaşlarımıza topluluğun bölüm içersinde ki görevini ve amacını aktarmaya çalıştık, neredeyse tüm hocaların toplam harcadığı süreyi biz topluluk olarak kullanmış olduk. Aşırı ısrarlara rağmen malesef öğrencilerden soru alamadık.

İkinci seansta ise 2. Öğretim 1. Sınıftan arkadaşlarımız ile tanışma fırsatına eriştik. Kendilerinin hocalara yönelttiği sorular ve dinleme açısından biraz daha iyiydiler. Vakit darlığı ve hocalarımızın aynı şeyleri ikinci kez dinlemesi nedeniyle yaptığımız topluluk tanıtımında çok hızlı davranmak zorunda kaldık. Hatta E-Dergi konusundan sorumlu olan Alper Karamanlıoğlu arkadaşımıza yeteri kadar vakit kalmadı. Normal şartlarda 11:00‘da başlaması gereken, 2. Seans saat 11:30‘da başlayınca bizim topluluk toplantısıda 30 dk gecikmeye maruz kaldı. İşin kötüsü saat 13:00‘de aynı salonda bir seminerin olması işleri biraz zorlaştırdı. Bu hafta biraz hızlı olmak zorunda kaldık.

Son oturumda hocalarımız gitti. Tamamen biz bize kaldık, 2. Öğretim 1. Sınıftan bir çok arkadaşımız detay almak için kalmışlardı. Genel olarak topluluk toplantılarına katılan bir çok arkadaşımızı da göremedik, sebebi ise saatlerin öğrencilere ters gelmiş olmasıydı. Sınıf temsilcilerinin seçilme işlemini gerçekleştirdik. Bu sadece 1. sınıf düzeyinde oldu. Çok sıcak bir sohbet havasında bir geçtiği düşünüyorum. Kendi adıma ben anlatırken çok eğlendim. Yeni arkadaşlarla görüşmek sevindirici oldu, yine isimlerini ezberlemeye başladım. Onlar beni Facebook‘a eklemeye de başladıktan sonra, yolda isimleri ile hitap ettiklerimde baya şaşıracaklarından hiç şüphem yok. Devamını Oku

Evetin sonu hayır değildir.

464 gün önce tarafından yazılmıştır.

Geçtiğimiz günlerde onaylanan Yeni Anayasa’nın ilk kokusu bugün 06:00 itibariyle çıktı. Eski Anayasa’da, 5018 sayılı kanunun 71. maddesine göre kamu zararı şu anlama geliyor: ““Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” Aynı maddenin devamında kamu zararının nasıl belirleneceği tanımlanırken, (g) fıkrasında “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” da kamu zararı kapsamında değerlendiriliyor. Yani kamu yararına olmayan her şey mahkeme kararı ile iptal ediliyordu.

Geçen yıl aynı zamanlar, İETT açıkladı. Tam 2 TL, Öğrenci 1 TL olarak zamlanmıştır. Bu konu uzunca bir süre gündemde kaldı ve nitekim Belediye ve İETT‘ye açılan “Kamu yararı gözetilmiyor” davaları nedeniyle, mahkeme kararı bozdu. Fiyatlar değişmemişti. Aradan tam 1 yıl geçti. Büyük çoğunluk daha tam neye “” dediğini bilmeden gidip, gözü kapalı “Evet” kullandı. İşte karşımızda sonuç, bugün fiyatlar tekrar zamlandı. Hemde %33 yaklaşan dev bir zam, ama halk bunu hak etti. Devamını Oku

Google ilk kurulduğunda…

470 gün önce tarafından yazılmıştır.

Bugün satın aldığım bir domainin geçmişine bakmak için http://web.archive.org sitesine girdim. Kendi işimi hallettikten sonra, eskiden açtığım bazı sitelerimin de geçmişine bakarak, bir nevi nostalji yaptım. Aklıma büyük siteler geldi. Acaba ilk kurulduklarında onlar nasıldı diye? Buraya fotoğrafını eklememiş olsamda; Milliyet, Yahoo ve gibi dünya devi sitelerin aslında ilk kurulduklarında amatör birer site olduklarını fark ettim. Yukarıda ki Google incelesinize; renkler, yazılar vs. tamamen yapılabilir bir halde, tabi o zamanın şartlarını da unutmamak lazım. Yine de çok büyük projelerin dahi amatör fikirlerle büyüyebileceğini unutmayalım. Kim bilir belki bizde Orkut gibi büyük bir site geliştiririz.

Adsense’ye dönüş

471 gün önce tarafından yazılmıştır.

Bu aralar her ne kadar çok yoğun olsamda, Adsense serüvenime ufaktan bir dönüş yapmak için girişimlere başladım. Beni bu yönde tetikleyen ise eskiden yönetici olduğum forumu ziyaret etmem oldu. O ziyaretin ardından eski günlerim aklıma gelerek, tekrardan bu işe girmeye karar verdim. Ancak eskisi gibi 15-20 site ile değil. Sadece tek bir yabancı siteyle giriş yapıcam. İyi ve farklı bir kelime de yakaladığım siteyi güvenlik gereği sizlerle paylaşamıyorum. Hitinin çok az olacağını düşündüğüm bu site de az ama öz tıklama almayı hedeflicem. İyi bir gelir elde edersem sizlere yine buradan bilgilendirme yapıcam.

Galatasarayımıza başarılar…

471 gün önce tarafından yazılmıştır.

Yarın Kadıköy’de oynanacak olan Fenerbahçe – maçında, takımımıza başarılar diliyorum. Umarım saçma sapan hakem hatalarının olmadığı, hak edenin kazandığı bir maç olur.

Şereftir seni sevmek
Senle ağlayıp gülmek
Galatasaray sevgisi
Sürecek sonsuza dek

Yetmiyor ki statlar
Kalbimiz senle çarpar
Layıksın bu sevgiye
Şanlı Galatasaray

Nasıl ki bu milletin
Tacıdır yıldızla ay
Yüksel ta arşa kadar
Şanlı Galatasaray…

Farklı bir rüya…

472 gün önce tarafından yazılmıştır.

Bugün kestirmek için yattığımda çok farklı bir gördüm. Unutmadan hemen anlatmış olayım. Bir organizasyona katılıyorum, bu organizasyon yabancı devletler tarafında  organize ediliyor. O dönem ülke tamamen dış güçlerin eline geçmiş, Türkiye sadece bir isim olarak kalmış. Katıldığım organizasyona gelenler; Cumhurbaşkanı olarak Abdullah Gül, Başbakan olarak ise Turgut Özal‘ı görüyorum.

Organizasyonda sadece Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘e soru soruyorlar. Soranları görmeye çalışıyorum fakat sonuç alamıyorum. Ne sordukları tam olarak aklımda değil. Fakat sordukları soruyu çok mantıklı görmüyorum.

Organizasyon sırasında bir kişi, Türkleri aşağılıyor. Herkes o kişiyi hedef alarak, suçlamaya başlıyor. Kişi;

-Artık bu ülkede yaşayamam. Başıma her an bir iş gelebilir. Bu nedenle hemen ülkeyi terk edeceğini söylüyor.

(Organizasyonda bulunanlar sadece kendilerini kandırmak için ya da burası hala Türkiye Cumhuriyeti diyebilmek için, bu kişiyi göstermelik olarak çıkarıyorlar.)

Ancak ülkelerin yabancı işgalinde olması sebebiyle bu kişi bir idol haline geliyor. İnsanlar onun söylemleri gibi, ülkemizi ve değerlerimizi aşağılamaya başlıyor.

Derken ani bir hareket ile Cumhurbaşkanı çıkışa yöneliyor, bir centilmenlik örneği göstererek çıkış kapısını açıyorum. Kafasını sallayarak teşekkür ediyor. Tam arkamı döndüğüm de ise Turgut Özal‘a çarpıyorum. Mahçup olmuş şekilde çekilmeye çalışırken, “benimle gel sende insanlarla tokalaşmayacak mısın?” diyor. Teklifini geri çevirmeyerek bir kaç kişiyle tokalaşarak çıkıyorum. Hemen kapıda güvenliklerin kağıtlar dağıttını görüyorum. Bunlar nedir? diye sorduğumda ise; bunların organizasyonda sorulabilecek sorular olduğunu söylüyorlar. Bunlar hariç her hangi bir soru sorulamaz diyorlar. Arkadaşım da bu sorulardan bir sayfa alıyor. Oradan ayrıldıktan sonra, yol üstünde bir Cami görüyoruz. Cami’ye ayakkabı ile girilmeye başlanmış, ilk katında düşman güçleri, ikinci katı ise boş, direk oraya yöneliyorum. Ancak birinci kattan bizim çıktığımızı gören düşman güçleri, kendi aralarında gülmeye ve Türk olduğumuz için alay etmeye başlıyorlar.

Arkadaşımla Cami’nin üst katına çıktığımızda alay etmek için gelen düşman kuvvet, bugün organizasyon da ki adam gibi davranmamızı istiyor. Kendimizi aşağılamamızı ve her şeyi yok saymamızı istiyor. Ne yazık ki hemen yanımda olan arkadaş aynı onun dediği gibi yapıyor. Kendisi Türk olduğu halde, sırf düşmandan korktuğu için kendi kendini inkar ediyor. Ortamdan fazlasıyla rahatsız olduğum için bir şey söylemeden çıkıp gidiyorum.

Bu sefer gittiğim yerde beni bir tren bekliyor. Trene bindiğimde üç tanıdık görüyorum. İkisi yan yana oturmuş bir tanesi ise onların hemen önüne tekli koltuğa oturmuş haldeler. Hemen yanlarına gidiyorum. İki kişi aralarında ülkenin geldiği durum hakkında sohbet ediyorlar. Giyimleri gayet gündelik ve rahat şekilde olan bu kişilerden bir tanesi, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu; Mustafa Kemal ‘tür. Cam tarafında olan Ata, yorgun şekilde dışarı bakmaktadır. Bir hayli umutsuz görünen Ataya selam vererek ayakta yolculuk yapmaya başlıyorum. Sonra; Devamını Oku

Bilgisayar Mühendisliği Kitap Dağıtımı

473 gün önce tarafından yazılmıştır.

Merhabalar,

Bölümümüz tarafından ücretsiz kitap dağıtımı yapılacaktır. Bu kitaplardan yararlanmak isteyenler aşağıdaki arkadaşlarımıza, adlarını yazdırabilirler. Her hangi bir sebepten dolayı, adını yazdıramayanlar bana da ulaşabilirler. Son başvuru tarihi 28.10.2010 Perşembe günüdür. Kasım ayının ilk haftası, imza karşılığı kitaplar dağıtılacaktır.

Tüm 1. Sınıflara yarın ya da haftaya derse girilerek, isim toplanılacaktır.

2. Sınıf – İrem Miraç Özsoy & Merve Bilgen
3. Sınıf – Alper Karamanlıoğlu
4. Sınıf – İlhan Bahar

2. Sınıf (İ.Ö) – Tuğba Akbaşaran
3. Sınıf (İ.Ö) – Emre Pehlivan

Sınıflardan seçilen arkadaşlar, sınıf içersinde tekrar duyuru yaparak, herkesin bu haktan yararlanmasını sağlayacaklardır. İsim listeleri toplanırken;

No – Ad Soyad – Kitap İsmi

formatı kullanılacaktır. 3 farklı konuda ve toplam da 222 adet kitap bulunmaktadır. Aynı kitaba adetinden fazla ilgi olursa, kura çekilecektir. Aşağıda kitaplar hakkında kısa bilgi bulabilirsiniz. İlgilenen arkadaşlar internetten daha detaylı araştırma da yapabilirler.

1- Bilgisayar Sistemleri Mimarisi – Moris Mano – Literatür Yayınevi (72 Adet)
M.Mano`nun bu temel kitabı, sayısal bilgisayarlarda donanım işlemlerini anlamak için en gerekli bilgileri sunmakta ve bilgisayar donanımıyla ilgili üç konuyu kapsamaktadır. İlk dört bölümde bilgisayarın kurulum ve tasarımında kullanılan sayısal bileşenler anlatılmaktadır. Daha sonra basit bir temel bilgisayar tasarlamak isteyen tasarımcının atması gereken adımlar detaylı olarak verilmektedir. Sonraki iki bölüm merkezci işlemci birimin kurulum ve mimarisiyle ilgilidir. Ardından giriş-çıkışın ve belleğin kurulum ve mimarisini anlatmaktadır. Son bölümde çoklu işlem kavramını ele almaktadır. Kimler yararlanabilir: Mühendislik Fakülteleri, Bilgisayar Mühendisliği bölümleri ve Elektrik ve Elektronik bölümlerinin yanı sıra Elektrik, Elektrik-elektronik, Endüstriyel Elektronik, Kontrol Sistemleri Teknolojisi, Bilgisayar Kontrol ve Bilgisayar Donanım Yüksek Okullarında ders ve yardımcı ders kitabı olarak kullanılabilir. Devamını Oku

Edirne’den dambıl satın almak

477 gün önce tarafından yazılmıştır.

Son zamanlarda sürekli olarak aklımda yer eden, spor yapma için bir çözüm düşünmüştüm. Bu sene 4. sınıf olmam ve topluluğun işleri nedeniyle, geçen sene ki gibi spor salonuna gitmek yerine, saatleri bana daha uygun şekilde evde çalışmayı ümit ediyordum. Bunun için ağırlık seti almaya karar verdim. Döküm ağırlıkların fiyatları pahalı olduğu için işe önce 2. El’cilerden başladım. Fakat bir çoğu dediğimde anlamayıp boş boş bakarken, bazıları da anladıktan sonra almana gerek yok. Evde yokmu konserve filan içine taş koy çalış gibi önerilerde bulundular.  Bu garip önerileri de kulak arkası yapıp, aramaya devam ettim. Şansızlıktır ki; bu sene bir çok 2. el eşya satan dükkanda kepenkleri indirmiş durumdaydılar.

2. El’den ümiti kestikten sonra, Ender mağazasında aramaya devam ettim. En üst katta, görüp sevindiğim dambıllardan malesef uygun olanı bulamadım, 5 kiloluktan iki tane alacaktım. Fakat hiç yoktu. Ayrıca dökümde olmadığı için pek sıcak gelmemişti. Devamını Oku

Tüm hakları saklıdır. 2008-2012