Bitirme projemiz için uğraşırken, Melih Sakarya hocanın yayınladığı pdf dökümanları buldum. Neredeyse bir kitap büyüklüğünde olan kaynakta aradığınız bir çok konuyu bulabilirsiniz. Özellikle Java ME konusunda faydalı bilgiler yer alıyor. Java ME (Java Micro Edition) adı eskiden J2ME olarak kullanılırdı. Bu arada Melih Sakarya’yı geçmişte Üniversitemize davet etmiştik, malesef haftaiçi gelemeyeceğini belirtmişti. Umarım ilerleyen günler de Trakya Üniversitesine gelebilir…
1- Giriş PDF
2- Mimari PDF
3- Formlar PDF
Bugün tesadüfen aklıma geldi. Bu 2004-2007 yılları arasında ne kadar çok reklam ağları ile uğraşıyordum. Hatta o dönemlerin en büyük webmaster forumu iyinet‘te admindim. Düşünün ki şimdinin meşhur R10‘u o zaman bizim forumdan kovulanlar arasından çıkmıştı. İlk zamanlar iyinet‘te gerçekten çok sağlam bir ekip vardı. Kendi adıma o dönemler iyi paralar kazandım. O zamanlar bir de böyle yurtdışından, yurtiçine para transferi kolay değildi. Çekler yüzünden bankalarla uğraşıp dururduk…
O zamanlar hepiniz hatırlar, Mp3 siteleri vardı. Benim de yanda gördünüz Raptiye.net adlı sitem vardı. Mp3 siteleri vardı dedim, şuan bildiğiniz gibi Müyap nedeniyle pekte bu tarz Mp3 siteleri kalmadı. O dönem ise ben furyanın başında katılanlardandım. Hiç unutmam site için biraz Mp3 toplayıp, açtıktan 3 gün sonra sitenin tekil hiti 1000‘e vurmuştu. Bir ayın sonunda artık +8000 tekil hite oynuyordum. O zamanlar bu açılan pop-up penceler ve altına ustaca yerleştirdiğimiz “Mp3 indirin” ibaresine tıklayacağım diye bir çok insan reklamlara tıklardı. Düşünün ki o zamanlar Google Adsense‘in kurallarında buna engel yoktu. Reklam ile link arasına bir mesafe konulması zorunlu değildi. Benim o dönemler günlük Adsense gelirim 20 $ -30 $ arasında değişti. Ancak çok yüksek para kaldırmışsın diye düşünmeyin, bu Mp3 sitesini 1-2 ay kullandım. Ardından hem kazandığım aşırı para hem de kendi içimde oluşan manevi baskı daha fazla siteyi açık tutmamam gerekliliğini doğurdu. Direk olarak Mp3 işini sonlandırdım. Halen de bunu yaptığım için pişmanlık duymam.
Bir insanın başarılı olması ya da kazandığından zevk alabilmesi için öncelikle manevi huzura kavuşması gerekir. O dönemler başka tutan projelerime de reklam teklifleri gelmişti. Bunları da yine reddettim. Devamını Oku
Bir iki gündür, onlarca eklenti arasından seçebildiğim “Announcement ticker highlighter scroller” malesef verimli olmadı. Kendisi sürekli olarak sunucuya bağlanamama hatası verdirdiği için iptal ettim. Özellikle Windows makina olduğu için bu tarz sorunların çıkması doğal, 30 sn kadar sunucuya bağlanamazsa, Fatal Error hatası veriyor. htaccess dosyasından bunun süresini uzatmak mümkünmüş fakat uğraşmadım. Eklentiyi kaldırdıktan sonra bu hata da ortadan kalktı. Windows makina da php çalıştırmanın zararları…
Doğru düzgün çalışan bir eklenti bulabilirsem, Twitter tarzı bir “neler yapıyorum?” bölümünü sağ tarafa yerleştiricem. Aktif olarak Twitter kullanmadığım için, özellikle ona dönük bir eklenti kurmak istemiyorum. Aradığım eklentiyi bulabilirsem, buradan duyurucam. Eminim benim gibi arayan baya kişi olmuştur.
İnterneti kullanmamız için en önemli araç şüphesiz ki, internet tarayıcılardır. (Web Browser) Peki bu tarayıcılar arasında çok büyük uçurumlar olabilir mi? Aslında yapılan bir çok test bu sorunun cevabını aramaktadır.
Güzel bir tarayıcı bulmadan önce bu testleri bol bol incelediğime emin olabilirsiniz. Hatta forumlarda bulunan bir çok tartışmayı da okudum. Ancak genel olarak şöyle bir kanı vardır. Çok kullanılan genel de iyi olabilir. Ya da herkes zaten çok kullanılanları kullandığı için acaba başka iyi tarayıcılar da olabilir m? İşte bu sorular sürekli olarak zihnimde yer işgal ediyordu. Peki ne mi yaptım? Birazdan anlayacaksınız.
Windows işletim sistemi kullanan tüm makinalarda hemen yan tarafta gördüğün ie kurulu olarak gelir. Genel de insanlar o “e” harfine tıklamaya alışmıştır. Öncellikle ondan başlayalım. Her halde bir 5-6 yıl, Internet Explorer‘ın farklı sürümlerini kullanmışımdır. Bunun ana sebebi ise site uyum sorunudur. Yani yüklediğiniz başka tarayıcılarda genellikle sitelerin görünümlerinde bozukluklar oluştuğu için genel de sorunsuz Internet Explorer tercih edilirdi. Fazla rakip görmediğimiz için o zamanlar en iyi tarayıcı Internet Explorer diyebiliriz. Bugüne geldiğimizde Internet Explorer 9 RC ‘nin berbat olduğunu söyleyebilirim. Öyle ki sitelerde oluşan yazı kaymaları mı dersiniz yoksa Facebook videolarının çalışmaması mı dersiniz bir ton eksiklik var. Belki final sürümü ile birlikte bir şeyler düzelebilir. Ama şuan Internet Explorer kullanılabilecek durumda değil.
İçimdeki sürekli varolmayanı keşfetme hırsı ile Maxton diye bir tarayıcı yükledim. Bir süre kullandım, en azından Facebook videoları çalışıyor, Internet Explorer‘ın verdiği hataları vermiyordu. Sonra bir gün Facebook videoları tekrardan çalışmaz oldu. Bu tarz bir tarayıcı olunca, buna çözümün gelmesi de malesef biraz yavaş oluyor. O yüzden silmek zorunda kaldım.
Google yapmışsa iyisini yapmıştır diyerekten, Chrome kullanmaya başladım. Ancak çok geçmeden, kasma problemi baş göstermeye başladı. O da test edilip, başarız denilen tarayıcılardan bir tanesi oldu. Devamını Oku
15 tatil de göz açıp kapayana kadar geçti, aslında çok verimli geçireceğimi düşündüğüm tatili tamamen berbat geçirdiğimi söyleyebilirim. Can sıkıntısı ile birlikte, aldığım Age of Mythology: The Titans oyunu sonumu hazırlama yetti de arttı bile… Öyle ki oyunu alıp kurduktan sonra, senoryalara öyle kaptırdım ki kendimi, biranda tatil bitti. Özellikle yabancı site projem ve diğer sitelere malesef ilgi gösteremedim.
Cem‘in katkılarıyla açtığımız blog.tubitet.com adresi beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Hemen hemen herkesin bu blog açılışından haberi olmasına rağmen gereken ilgiyi göremedi. Belki zaman geçtikçe ilgi görecektir. En azından yazmaya başlayan insan sayısı artarsa ya da benden sonra dergi gibi basılı bir materyal ortaya çıkarsa, eminim ilgi de onunla doğru orantılı olarak artacaktır.
Topluluk için yaptırdığız iki adet Roll Up elimize ulaştı. Henüz kontrol etme fırsatı bulamadım. Ancak güzel olduğunu düşünüyorum. Sizler de TTNET etkinliğinde Roll Up‘ları görebileceksiniz. Yaklaşık 160 TL mal olan görseller topluluğumuzun reklamı açısından önemli bir adımdı. Bu ay süresi dolan topluluğumuzun tubitet.com domain adresini de tekrardan uzattım.
TTNET etkinliğinin yanı sıra önümüzde ki hafta katılacağımız Bilmök için de otobüs ayarlayabilmemiz güzel oldu. Sanırım bu otobüsü almamızda ki en büyük neden, isteğimizi çok önceden yapmamızdı. Yaklaşık 2 ay önceden 80 kişilik otobüs istemiştik… Biraz sayı olarak azda olsa yine de iyi bir haberdi.
Otobüs için info@tubitet.com adresine mailler geliyor. Çok değil sanırım şuana kadar 10 kişi kadar başvuru geldi. Sınıf temsilcisi arkadaşlarda bulunan listeleri de aldıktan sonra tam kişi sayısını öğrenebileceğiz. Bu arada Bilmök‘teki arkadaşlardan bizim Üniversite’den başvuranların listesini aldım. Buna göre şuan için toplamda 43 kişi Bilmök sitesinden başvuruda bulunmuş, bugün mail gruba gönderdiğim kayıt olamayanlar için son başvuru şansını da kaçıranlar malesef katılamayacaklar. Otobüs seçimi yapılırken, internet kaydı olmayanların otobüs çekilişine katılma şansı da olmayacak ya da internetten kayıt yapıp başvuranlardan sonra şansları olacak diyelim. Böyle bir sıkıntıya girmemek adına, bugün gönderdiğim mailden herkesin Bilmök için kayıt yapmasını öneriyorum. Devamını Oku
Normal şartlarda çok birebir alıntı yapmam. Malum Google ile aramızı bozmamak lazım. Ancak yıllar önce okuduğumda beni güldüren, aradan geçen uzun zaman sonra tekrar karşılaştığım yazıyı bu sefer blog’a ekleyerek ölümsüzleştirmek istiyorum. Bim’de eski sevgilisini gören Ekşi Sözlük yazarı bakın duygularını nasıl dile getiriyor.
BİM ‘de Eski Sevgiliyi Görmek..
son patitoyu da attım ağzıma ve bim’e doğru yola çıktım. zaten iki adım ötesi bim. annemin terliklerini giyip çıkayım lan dedim, kim iki saat şimdi bağcık bağlayacak. ama olgun bir erkek insanda eğreti duran şeylerin başında anne terliği geliyormuş canlar ben bunu anladım.
bim her zamanki gibi sakindi. klima çalışıyor ama soğutmuyordu. nasıl bir klima lan bu diyerek incelemeye başladım. ama görevli beni balici sandı, çünkü ayaklarımda da acayip terlikler altımda çamaşır suyu sıçrayıp da rengi atmış bir pijamayla pek de güzel bir gaspçı havası veriyordum.
“abi bu klima üflemiyor galiba” dedim. ama cevap vermedi, işine döndü. bende doğruca patitoların olduğu yere gittim. aman allahım bu ne güzellik. bissürü patito yan yana. gel de alma. hemen iki paket aldım. zaten sudan ucuz. bir de le porta almak lazımdı. gittim onu da aldım.
tam arkamı dönüp gidecekken tanıdık bir ses duydum. pek bir tanıdık. sanki bir zamanlar kulağıma “aşkım” diye yankılanan bir ses şimdi “süt de alalım. dost süt olsun” diyordu. bir zamanlar kulağıma “seni seviyorum”
diye yankılanan bir ses şimdi “yok muratbey kaşar alalım o daha ucuz” diyordu. yavaşça arkamı döndüm. patitolar ve le porta elimden yere düştü. evet, eski sevgilimdi bu. Devamını Oku
Aklımda ki bir fikri hayata sokmak üzere, Php kullanmam gerekiyordu. Geçmişte Apache Server gibi, kurulum aşamaları bir hayli zahmetli olan işlemlerle uğraşmıştım. Ancak bu sefer hiç uğraşmadan, PhpTriad kurdum. Sağolsun o benim yerime her şeyi yapıyor. PhpTriad kurduktan sonra, aynı program altında Apache ve gerekiyorsa MySQL‘inizi çalıştırıyorsunuz. Ardından kullanmak istediğiniz dosyaları c:apachehtdocs klasörü altına atıp, local’de http://127.0.0.1/adresiniz.php şeklinde kolaylıkla çalıştırabilirsiniz.
Bildiğiniz gibi teknoloji durmaksızın bir süratle ilerliyor. Tabi baş döndürücü hızın etkilerini en çok biz kullanıcılar çekiyoruz. 3 ay önce aldığınız bir cep telefonu fiyatının yarısına kadar düşebiliyor. Hele ki benim gibi 12 taksite bir telefon aldıysanız. Daha taksitleri bitmeden fiyatın bu kadar düşmesi sonucu kendinizi enayi gibi hissetmeniz içten bile değil.
Ar-Ge çalışmaları bu tarz ilerliyor olamaz. Yani düşünseniz bir gün yeni bir teknoloji buluyorlar. Nedendir bilinmez, bu teknoloji ile ilgili tüm cihazlar satılıyor. Ardından bir bakıyorsunuz, yeni bir teknoloji bulunmuş. Eee o zaman bu yenisini çıkarsaydınız da biz o eskiyi almak zorunda kalmasaydık diyebilirsiniz. Ama bunun adı ticaret…
İlk cep telefonumu aldığımda Motorola D-520, yanlış hatırlamıyorsam yıl 1998 sonu olması lazım. O zamanlar 3 satır siyah beyaz ekranlı ve antenli olan telefonumun melodilerini dinlemenin ya da dinletmenin moda olduğu dönemlerdi. Malum herkesin cep telefonu yoktu. Görgüsüzlük alıp yürümüştü yani… Cep telefonu aşırı yaygın olmadığı için tabi arayacak çok kimseyi bulamıyorduk ama olsun bir cep telefonumuz vardı. Günün birinde birileri aramak isterlerse mutlaka ulaşabilirlerdi. İşte bu fikirin verdiği huzurla kendimizi teknolojinin kollarına bıraktık. Devamını Oku
Facebook‘ta zaman zaman hepiniz karşılaşmışsınızdır. Size istek olarak bir uygulama gelir. Bu bazen bir fal, bazen bir oyundur. Yanlışlıkla ya da isteyerek kabul edersiniz. Veyahut sizin hakkında bir soru gelmiştir, “cevabını görmek için bu uygulamaya kayıt ol” gibi bir ibareye tıklayarak. O uygulamanın tüm kişisel bilgilerinize erişmesine izin vermişsinizdir. Ancak yanıtı gördükten sonra Facebook profilinizde bu uygulamanın gözükmesini istemiyor ve kişisel bilgilerinize tekrar ulaşmasına izin vermek istemiyorsanız ne yapacaksınız?
Facebook‘ta anasayfa’da sol menüde kullandığınız bazı uygulamaları görebilirsiniz. Ancak kaldırmayı denediğinizde sadece oradan kaldırır. Gerçekten kaldırmak için sağ üst köşeden, Hesap/Gizlilik Ayarları‘na geliyoruz. Buradan alt kısımda bulunan “Uygulamalar ve İnternet Siteleri” kısmına gelip, “Ayarlarını düzenle” linkine basıyoruz. Karşımıza kullandığımız uygulamalar geliyor. Hemen karşılarında bulunan “X” basarak istediğimizi kaldırıyoruz. Böylece artık kişisel bilgilerimize de ulaşmamış oluyorlar. İşlem bu kadar basit, sizler de kullanmadığınız facebook uygulamaları varsa mutlaka kaldırın. Yoksa bu firma ya da kişiler bilgilerinizi istemediğiniz yerlerde kullanabilirler.
Arkadaşlar son zamanlar da oldukça ihmal ettiğim bloğuma, 15 tatil de bol bol yazı eklemeyi umut ediyorum. İki hafta boyunca finaller nedeniyle de yazı ekleyemeyeceğim. Ondan sonra biraz rahatlama dönemi geliyor.
Umarım herkesin sınavları iyi geçer, hepinize bol şanslar.